Câiz kelimesi daha çok sonraki devirlerde karşılarına çıkan yeni meseleleri Kur'an ve Sünnet'in hüküm ve ilkeleri ışığında değerlendirmeye ve çözmeye çalışan İslâm hukukçularınca dinî bir terim olarak geliştirilmiş ve "câiz-câiz değil" hükmü olayın dinî açıdan değerlendirmesini ifadede kullanılmaya başlanmıştır.
Ecdâdımız; “Hâfıza-yı beşer, nisyân ile mâlûldür.” demişlerdir. İnsanlığın nisyân ve gaflet illetine, yani unutma zaafı ve kasvet-i kalp hastalığına karşı, Allâh’ın gönüllerdeki mânevî varlığını ve ulvî mevkiini sürekli tâzelemek, O’nu dâimâ hatırda tutmak ve kalbi O’nunla canlandırmak îcâb eder.
Mubah kelimesi sözlükte "açığa çıkan, açıklanan, serbest bırakılan şey" demektir.
Mü’min; âlim, ârif, sâlih ve sâdık kullarla beraberliğe büyük bir ehemmiyet vermeli ve bunun, mânevî varlığının en müstesnâ gıdâlarından biri olduğunu bilmelidir.
Teklifî hüküm (Mükellefin Fiilleri), şâriin mükelleften bir fiili yapmasını veya yapmamasını istemesi veya onu yapıp yapmama arasında serbest bırakması demektir.