Günümüzde felsefeyi en üstün ilim gibi görüp Vahiy ve Sünnet kaynaklı ilimleri küçümsemenin, bâzı İlâhiyatçılar(!) arasında da revaç bulduğunu, esefle müşâhede etmekteyiz. Fânîlerin felsefesini okumamış bir din âlimi, bu zevât nazarında, nâkıs, hattâ câhil olarak görülmektedir.
Cennete davet ayı olan Ramazan yaklaşıyor.
Şebnem Dergisi Yazarı Seher Aydın, Bir dakika Bakar mısını? başlıklı yazısında cennet ve cehennemin öneminden bahsediyor.
Hocası Abdullah Devlevî Hazretleri büyük alim Mevlânâ Halid-i Bağdadi'ye neden abdesthane temizletti?
Hazret-i Mevlânâ -kuddsise sirruh- buyurur: “Aklını başına al da namazdan yalnız zâhiren değil, mânen de istifadeye bak. Tane toplayan bir kuş gibi Allâhʼın yüceliğinden habersiz bir şekilde sadece başını yere koyup kaldırma! Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-ʼin; «İnsanların en fena hırsızı, namazından çalandır.» (Hâkim, Müstedrek, I, 353) beyânına kulak ver!..”
Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri buyurur: “Dünyanın ne kıymeti var ki, ona karşı zâhid davranmaktan bahsedilsin!”[1]
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Altınoluk Dergisi'nin Mayıs sayısında Bâyezid-i Bistâmi Hazretlerinin hikmetli sözlerini şerh etmeye devam ediyor.
Haccı îfâya yönelen âşık gönüller, bir taraftan bu duâ ile yoğrulurken diğer taraftan da Harem-i Şerîf dâhilinde ve bütün Mekke sokaklarında Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in dolaştığını, yaşadığını düşünerek belki O’nun mübârek ayaklarının izi üzerinde bulunabileceğini hayâl eder, o izlere cân u gönülden yüz sürebilmenin heyecânını yaşar ve ondan intikâl etmiş nice hâtıralarla dolarlar.
Haccın îfâ edildiği mübârek topraklar, Hazret-i Âdem’den bu yana îmanlı yüreklerin rûhâniyetleriyle feyizlenmiş, âşıkâne gözyaşlarıyla sulanmıştır. Ârifâne bir gönülle hac yapanlar, o mekânlarda bunları ve birçok peygamberin mânevî izlerini arar ve onların hâtıralarından feyz alırlar. Çünkü müstesnâ bir feyiz menbaı olan bu kudsî mekânlar, nebîler silsilesinin muazzez hâtıraları ile doludur.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, bu haftaki sohbetlerinde Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in “Kelime-i tevhîdle îmânınız tazeleyin...” (Bkz. Ahmed, II, 359; Hâkim, IV, 285/7657) hadis-i şerifinden bahsediyor.