Mü’minin merhameti, îmânının da şâhididir. Merhametin göstergesi ise hizmettir. Hizmetin, hayranlık uyandıran en zirve fazîlet numûnelerini de Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in hayâtında müşâhede etmekteyiz. İşte Efendimiz'in (s.a.v.) hayatından hizmet örnekleri...
Hazret-i Ömer Efendimiz bu üç soruya cevap vermeden bir şahsın tanınamayacağını söylüyor.
Allâh’a muhabbet deryâsına götürecek olan yegâne rahmet ve muhabbet pınarı, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’dir. Öyle ki O’na muhabbet, Allâh’a muhabbet; O’na itaat, Allâh’a itaat; O’na isyan, Allâh’a isyan sadedindedir.
İmânın ilk meyvesi merhamettir. Fakat merhamet hissi, davranışlarla ortaya konulmadığı takdirde ispata muhtaç bir iddiâ olarak kalmaya mahkûmdur. Onun en güzel fiilî ifâdesi de, Allah için yapılan hizmetlerdir.
Cenâb-ı Hak, insanları birbirine muhtaç bir hâlde yaratmıştır. Toplumda güçlüler-kuvvetliler olduğu gibi; zayıflar, sakatlar ve muhtaçlar da dâimâ mevcut olacaktır. Kendimize sormalıyız: “Cenâb-ı Hak bu insanları niye muhtaç olarak yarattı?” Cevabıysa mâlum...
Hizmet şuuruna sahip mü’minler, bereketli bir ırmak gibidirler. Öyle ki, akıp gittikleri uzun yollar boyunca binbir canlıya; insana, toprağa, ağaca, güle, sümbüle, bülbüle âdeta hayat bahşederler. Bu ırmağın varacağı nihâî menzil ise, Cenâb-ı Hakk’ın ebedî vuslat deryâsıdır.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Sâmi ve Musa Efendilerin hikmetli birkaç sözünden sonra Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretleriʼnin nasihat dolu sözlerini anlatıyor...
Allâh Resûlü Mekke’nin fethinden sonra sâdece Kâbe’deki putları yıkmakla kalmamış, civardakileri de yok etmek için mücâhit gruplar tertipleyip şirkin o cansız taşlarını harâb etmeye göndermişti. Yâni bir tevhîd temizliği başlatmıştı.
Yeryüzündekilere merhamet ediniz ki, semâ ehli size merhamet etsin.