Duada acele etmek doğru mu? Acele etmek ne demektir? İşte duada acele etmenin hükmü...
Her duanın karşılığı var mıdır? Hangi dualar kabul olur? İşte duaların karşılığı...
Kur’ân-ı Kerîm, kelimeli bir cihan; kâinat ise kelimesiz bir Kur’ân’dır. Bundan dolayı Kur’ân-ı Kerîm, kalbi olanlar için derin bir tefekkür ufkudur. Yerin-göğün lisanıdır. Ruhlara bereket ve rûhâniyet hazinesidir. İnsana ithaf edilen bir beyan mûcizesidir. Hakk’ın kullarına armağanıdır.
Geceler, zihnin ve kalbin berrak; idrâk, tahassüs ve ifâdenin keskin; hâfızanın kuvvetli, maddî-mânevî yollarda ilerlemenin sür’atli ve kolay olduğu müstesnâ zamanlardır. Kendisini büyük vazîfelerin beklediği kimselerin gündüzlere hazırlanması için, geceler bulunmaz bir fırsattır.
Yalnız başına ve gizlice Allâh’ı zikretmek daha makbûl olmakla birlikte, zaman zaman açıktan ve toplu olarak zikretmek de pek fazîletlidir. Bugün biz bu zikir hayatının neresindeyiz? Zikirlerimiz, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve ashâbının zikirlerine ne kadar yaklaşabiliyor! Şunu aslâ unutmayalım ki; kalp için zikir, balık için su mesâbesindedir. Balık sudan ayrılırsa hâli nice olur?!
Gece ibadetine (seherlere) kalkmanın çâresi...
Müslümanların durumu nasıldır? Müslümanlar ne yapıyorlar? İşte İslâm ordusuna sızan bir câsusun anlattıkları...
Hak dostu Veysel Karânî Hazretleri; bu imtihan âleminde Cenâb-ı Hakk’ın rızâsının nasıl bir zıtlığa rabtedilmiş olduğunu, yedi maddede[1] şöyle ifade ediyor. 1- YÜKSEKLİK ARADIM, TEVÂZÛDA BULDUM
Cenâb-ı Hak, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’i, Allâh’ı çok çok zikretmenin en kâmil örneği olarak bizlere takdîm etmektedir.[1] O -sallâllâhu aleyhi ve sellem-; korku, ümit, sıkıntı, rahatlık gibi her türlü hâlde, dinlenirken, çalışırken, yürürken, dururken, gece, gündüz, hâsılı her hâlükârda Allah Teâlâ’yı zikir hâlindeydi. Ashâbına ve ümmetine de böyle olmalarını tavsiye buyururdu.
İnsan idrâki, bu dünyadaki her şeyi ancak zıddı ile kavrayacak şekilde yaratılmıştır. Meselâ renkler arasında kontrast/zıtlık arttıkça daha net bir görüntü elde edilir. Tıpkı siyah bir örtü üzerinde beyaz bir noktanın hemen fark edilmesi gibi. Bu hakîkat, maddî-mânevî her hususta geçerlidir.