Kur’ân-ı Kerîm, nerede nasıl konuşmak gerektiğine, yani söz söyleme âdâbına büyük ehemmiyet verir. Şöyle ki zâlimlere karşı bile yumuşak söz, yoksula karşı gönül alıcı, tesellî edici söz, anne-babaya karşı tatlı ve güzel söz, bütün insanlara karşı doğru söz, yetimlere ve muhtaçlara güzel söz, tebliğ için açık, net ve hikmetli söz söylemeyi telkin eder.
Mü’minin dili, ilâhî hakîkatlerin bediî ve rûhânî güzelliklerini sergileyen bir hikmet pınarı olmalıdır.
İslâm’a gönül verip ona hizmet etmek isteyenler, bu mukaddes dâvânın her şeyden önce insanın ihyâsı olduğunu iyice bilmeli ve her insana, onun aslî cevheri itibâriyle -eşref-i mahlûkât olduğu düşüncesiyle- yaklaşmalıdırlar.
Gece ibadetinin önemi ile ilgili ayet ve hadis-i şerifleri istifadenize sunuyoruz.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, "Komünizm, kapitalizm ve liberalizm gibi beşerî sistemlerle İslâm’ın mülke bakışı arasındaki farktan bahseder misiniz?" sorusunu yanıtlıyor...
Yüzakı Dergisi, 158. sayısında bereket mevsimi Üç Aylar'ı işliyor.
Müʼmin, bu dünyanın bir imtihan mekânı, esas hayatın da âhiret hayatı olduğunu unutmamalıdır. Bunun için helâl-haram gözetmeden, yaptığının dünyasına ve âhiretine fayda mı zarar mı getireceğini düşünmeden, keyfince iş yapmamalıdır.
Muhtâcın bize gelip de ihtiyacını arz etmesini, Hakk’ın bize husûsî bir lûtfu olarak telâkkî etmek ve bunu Hakk’a kulluk şerefi bilmek gerekir.
Hazret-i Süleyman ve halkından bir şahsın arasında geçen ve Azrail -aleyhisselâm- ında konu bahsi olduğu ders verici bir kıssa...
Îsar, dînî gayretlerin şâheseridir. Allah ve Resûlü’nün sevgisini, bütün fânî sevdâların üstüne çıkarabilmektir.