Peygamber Efendimiz, "Konstantiniyye elbet fetholunacaktır" diyerek, fethi; vücuda gelmesinden sekiz asır önce müjdelemişti. Peki İstanbul'un fethi Kur'an'da da müjdeleniyor muydu?
Asr-ı Saâdet toplumu, gece kalkıp namaz kılmayı, seherlerde evrâd ü ezkârlarını îfâ etmeyi ve Kur’ân okumayı, sıcak yataklarına tercih ediyorlardı. O mes’ûd toplumda seher ve fecir vakitleri, “İstiğfar ve dua vakti” olarak biliniyor ve ona göre îtinâ gösteriliyordu.
“Ramazan ayı girdiği zaman cennet kapıları açılır; cehennem kapıları kilitlenir; şeytanlar zincire vurulur.” (Buhârî, Müslim)
Oruç ayı olan Ramazan-ı Şerîf, feyizli bir hayatın yaşandığı mübârek bir mükâfât ayıdır. Nâil olduğumuz sayısız nîmetlerin kadrini hatırlatan bu ayda, fânî lezzetlerden vazgeçip bâkî lezzetlere nâil olmanın sırrına, Hakk Teâlâ’nın emir buyurduğu oruç nîmeti ile kavuşulur.
İçerisinde bulunduğumuz bu günler, sadaka ve infaklar vesîlesiyle, nazargâh-ı ilâhî olan gönülleri kazanma mevsimi…
İçinde yaşadığımız çağda Müslümanların payına ne yazık ki keder, ızdırap, yokluk, fakirlik düştü. Dünyanın bir kısmı varlığın çılgınlığını yaşarken, diğer kısmı açlık, yokluk ve ıstırapların pençesinde kıvranıyor. Böylesine bir dünyada benim vereceğim zekatın sadakanın ne kıymeti olur diye düşünmemek gerekir. Çünkü biz, öncelikle kendimiz için vermekteyiz. Alan değil veren kazanmaktadır.
Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in infâkı târif edilemeyecek kadar ulvî bir mâhiyet arz etmektedir. Zira O, almaktan çok vermeyi severdi. Fakirlikten korkmadan çok büyük ikramlarda bulunurdu. İnfâkından geriye kalanın değil, asıl verdiği malın kendisine âit olduğunu ifâde ederdi.[1] Sadakanın, muhtacın eline geçmeden Allâh’ın eline geçeceğini haber verirdi.[2] Bu sebeple eline ne geçerse onu derhâl infâk eder, evinde tasadduk edebileceği bir dünyalık varken huzur bulamaz, uyuyamazdı.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Erkam Radyo'da yayınlanan "İftar Sevinci" programında Prof. Dr. İrfan Gündüz'ün konuğu oldu.
Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin yeni kitabı çıktı.
Hz. Muhammed’e (s.a.v.) ilk vahiy kaç yaşında inmiştir? Peygamber Efendimiz’e ilk vahiy ne zaman ve nerede gelmiştir? Peygamberimizin nübüvvetinin ilk üç senesi...