Manevi hallerden nasiplenme yolları nelerdir?
Tövbe ertelenmemelidir, çünkü tövbe hayat içindir, istikamet üzere yaşamak içindir. Büyük fırsat ve imkânlar; kaçırılmaması, ziyân edilmemesi istikametinde, insanda böyle bir teyakkuz, uyanıklık ve zindelik meydana getirmelidir.
Düşünmeliyiz ki geçen Ramazân-ı Şerîfʼte hayatta olan eş, dost ve akrabamızdan bâzıları artık aramızda değiller. Geçen Ramazan, onların son Ramazanʼıydı. Bizler de bu gufrân ayını son Ramazanʼımız olabileceği şuuruyla değerlendirip ondan tertemiz çıkmaya gayret etmeliyiz.
Peygamber Efendimiz, bilhassa Ramazan ayında Kur’ân-ı Kerîm’e daha fazla ehemmiyet verirdi. Dostu Cebrâil -aleyhisselâm- ile bu ayda her gece Kur’ân-ı Kerîm’i mukābele ederlerdi. Vefâtından önceki Ramazan’da ise bu mukābeleyi iki kere yaptılar.
Mübârek Kur’ân ve gufran iklimini, ömrümüzün son fırsatı olarak değerlendirebilirsek, ondan istifademiz âzamî derecede olacaktır. Ramazân-ı şerifleri Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve Hak dostlarının şevk ve iştiyâkıyla ibâdet ve tâat ile doldurmamız îcâb eder.
Allah dostları nasıl yaşarlar? Allah dostlarının örnek olacak yaşayışları...
Aşağıdaki hadîs-i şerîften almamız gereken en büyük ders, her an Allâh’ın rızâsına vesîle olacak bir amel arayışında olabilmektir. Zîrâ âyet-i kerîmede: “Bir (hayır) işini bitirince hemen (başka bir iş veya ibâdete) koyul ve yalnız Rabbine yönel.” (el-İnşirâh, 7-8) buyrulmuştur.
İsraf, kendine harcamak; cimrilik ise kendine biriktirmektir. İkisi de bencillik ve hodgâmlıktır. Cenâb-ı Hak, bu şekilde bir kulluğu reddetmektedir.
Ramazân-ı Şerîf’in feyz ve bereketinden lâyıkıyla istifâde için, bilhassa bu ayda Kur’ân-ı Kerîm ile çok daha fazla meşgûl olmamız îcâb etmektedir.
Oruçlu iken ağza bir şey girmemesine dikkat edilmesi gerektiği gibi, ağızdan çıkan her söze de dikkat edilmelidir. Dilimiz kalblere saplanan bir diken değil, rahmet lisânı olmalıdır. Gerçek ve feyizli bir Ramazan hayatı yaşayabilmek için Kur’ân hikmetleriyle yoğrulmuş hassas bir gönle ve İslâm’ın güleryüzünü yansıtan mütebessim bir çehreye sahip olmak gerekir.