Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, zahiri ve bâtini günahlardan ve bunlardan sakınmanın ehemmiyetinden bahsettikten sonra İslam dininin bir Müslümandan neler istediğini anlatıyor.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi kıyamet ile ilgili âyetlerden ve hadislerden bahsettikten sonra gece ibadetine (seherlere) kalkmanın püf noktalarından bahsediyor.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi huzurlu bir aile yuvası için gerekli şartlardan bahsediyor.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in hâlinden, namazın ehemmiyetinden ve mü'ninin kalbinin tekamülü için gerekli şartlardan bahsediyor.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin 2015 yılı ''Kadir Gecesi Özel Sohbeti''
Yüzakı Dergisi, Temmuz sayısında İslâm’ın güler yüzünü; imkânlarımızı muhtaçlarla, sevincimizi muzdariplerle, gönlümüzü gariplerle paylaşarak "Yaşamak ve Yaşatmak" başlığıyla çıktı.
Lider Eğitim Kültür Sanat ve Gençlik Kulübü Derneği bünyesinde sürdürülen yaz programları kapsamında yüzlerce genç, Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ile buluştu…
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi bu haftaki sohbetlerinde Allah Teâla'nın bize bahşettiği nimetlerden ve Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in ümmeti için her namazda yaptığı duâdan bahsediyorlar. Sohbetin sonunda da Afriklalı bir gencin kendisinden istediği sıradışı duâyı anlatıyorlar.
Kalplerdeki takvâ duygusunun kimde daha yüksek olduğunu, dolayısıyla kimin daha hayırlı olduğunu ancak Allah Teâlâ bilir. Bunun içindir ki Rabbimiz, âyet-i kerîmede şu îkazda bulunur: “Ey mü’minler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha hayırlıdır…” (el-Hucurât, 11)
Pozitivist felsefeye göre; bir laboratuvar tecrübesinde duyu organları tarafından müşâhede edilemeyen hiçbir şeyin hakîkati yoktur. Dolayısıyla hakîkat, sadece laboratuvar tecrübesiyle ispatlanabilen ve beş duyu ile kontrol edilebilen keyfiyetlere mahsustur. İslâm ise beş duyunun idrakten âciz kaldığı “gayb”a da îmânı emrettiğinden, onun en büyük hasmı pozitivist felsefelerdir.