Oruçlu iken ağza bir şey girmemesine dikkat edilmesi gerektiği gibi, ağızdan çıkan her söze de dikkat edilmelidir. Dilimiz kalblere saplanan bir diken değil, rahmet lisânı olmalıdır. Gerçek ve feyizli bir Ramazan hayatı yaşayabilmek için Kur’ân hikmetleriyle yoğrulmuş hassas bir gönle ve İslâm’ın güleryüzünü yansıtan mütebessim bir çehreye sahip olmak gerekir.
Oruç nâra karşı bir kalkandır. Oruçluyu nefsâni ihtiraslardan muhâfaza eder. Oruçlu kimse, câhilâne fenâ söz söylemek isteyen kimseye iki defâ: Ben oruçluyum, desin.
Peygamber Efendimiz -sellallahu aleyhi vesellem- oruçlunun iki sevincini açıklıyor.
Allah'a iman etmek ve mükâfatını O'ndan beklemek (ihtisab) her ibadetin sıhhat ve makbuliyet şartıdır. Ramazan orucunu inanarak ve karşılığını Allah'tan umarak tutmak, geçmiş günahlardan arınma sebebidir.
HZ. Ebubekir Efendimiz zamanının birçoğunu Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) yanında geçirir, öğrendiği ibadetleri bir bir hayatında tatbik ederdi. İşte Hz. Ebubekir (r.a.) ibadet aşkı...