Namazın içini doldurmak, onun feyz ve rûhâniyetini temin edebilmek için birçok hususa riâyet şarttır. Aksi hâlde namaz şeklen kılınsa da içi boş bir geometriden ibaret kalır. Peki namazdan manen istifade etmenin yolu nedir?
Namaz, kulun bir nevî ahlâk karnesidir. Mânevî şahsiyet ve karakterinin bir aynasıdır. Mevlânâ Hazretleri buyurur: “Kıldığın namaz, sana çobanlık eder; seni kötülüklerden, kurtlardan kurtarır!”
Dr. Murat Kaya, namazdan sonra zikir konusunu işliyor...
Ömür, sanki metrajı belli olmayan bir makara gibidir ki, nerede kopacağı veya ne zaman biteceği meçhuldür. Her insan, ölebilecek yaştadır. Nitekim bir kabristana gitsek, orada bizden daha küçük yaşta olmasına rağmen vefât etmiş nicelerinin mezarlarıyla karşılaşabiliriz.
İctimâî terbiye, İslâm’ın en mühim esaslarından biridir. Müslümanın ilk ictimâî terbiyesi de cemaatle namaz kılmaktan başlar. Tevhîd üzerine binâ edilen İslâm toplumunda birlik ve beraberlik duygusunu perçinleyen en mühim sâlih amel, işte budur. Nerede cemaatle namaz kılınıyorsa, orada İslâm’ın rûhî ve ictimâî yapısı idrâk edilmeye başlanmış demektir.
Yrd. Doç.Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım, "Namaz kılarken abdesti bozulan kişi ne yapmalıdır?" sorusunu cevaplıyor...
Dr. Murat Kaya, namaz kılmak için yer değiştirmenin hikmetini anlatıyor...
Üç ayları ve bilhassa Ramazân-ı şerîfi idrâk edenler, O’nu ikrâm eden Cenâb-ı Hakk’ın rızâsına erişirlerse; onlara yaşadıkları her zaman dilimi, Ramazân-ı şerif gibi, rahmet ve bereket, feyiz ve rûhâniyet dolu olur.
İmam Rabbânî Hazretleri her namazdan sonra okunması gereken sureyi bizlere haber veriyor.
Yrd. Doç. Dr. Adem Ergül, "Hiç konuşmadan anlatılan ateş dersi" kıssasını anlatıyor.