Şükür, sadece "Yâ Rabbi Sana şükürler olsun!" demek değildir. Bilâkis Allâh’ın kendisine lûtfettiği nimetlerin hepsini yaratılış maksadına uygun olarak kullanmaktır. Şükrün en makbûlü ise din kardeşlerine fayda veren toplumsal ibadetler ve hizmetlerdir.
Şikâyet hâli, çoğu zaman zafiyet ve acziyetin dışa yansımasıdır. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem)’nün “keşke şöyle olsaydı ya da olmasaydı” tarzında kurulan cümlelerin ya da sığınılan gerekçelerin, şeytana kapı araladığını ifade etmesi[1] bu mânâda son derece anlamlıdır.
Manevi sohbetlerin hayatımıza yaptığı 6 tesiri sizler için derledik.
İnsanların selde sürüklenen âvâre kütükler misâli zamanın menfî modalarına kapıldığı günümüzde, sağlam bir İslâm şahsiyetiyle ayakta kalabilmemiz; küfür, ilhad ve tâviz selinden üzerimize bir katre dahî sıçramayacak sûrette korunabilmemiz için; yakınlarımıza, âile efrâdımıza, muhitimize Kur’ân-ı Kerîm’i öğretmeye, onun nûrunu, feyzini, bereketini yaymaya gayret etmeliyiz.