Bazen ortada yanlış giden şeyler olduğunu biliriz, ama nasıl kurtulacağımız konusunda çözüm bulamayız. Sığınacak ve danışacak kimsemiz yoktur. O, hakkıyla işiten ve bilen. Tabiatımızı, her hâlimizi, içimizden geçenleri, ne noktalarda sıkıntıya düştüğümüzü biliyor.
Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- münafıklarla arasındaki perdeyi hiç yırtmamıştı. İşin en mühim tarafı da burada işte… Neden Peygamber Efendimiz, münâfıkları öldürmemiş, isim isim açıklayıp onları îlân etmemişti? Aradaki perdeyi yırtsa, acaba neler olurdu?
Kâmil ruhlar, ebedî kurtuluşa erebilmek için, etraflarında eğitim, hizmet ve merhamet ile kurtarılacak başka insanlar ararlar. Onlar kazandıkları her insanın muhteşem ecri, kaybettikleri her insanın da ağır vebâli altında olduklarının şuurundadırlar.