Kurra Hafız Yrd. Doç. Dr. Fatih Çollak Hoca, 28 yıldır devam ettirdiği Kur’ân derslerine bugün Elmalılı Hamdi Yazır Kur’ân Akademisi’nde ve Çamlıca’daki Reis-ül Kurra Abdurrahman Gürses Kur’ân Eğitim Merkezi’inde devam ediyor. Ağırlıklı olarak din görevlisi, imam, müezzin ve Kuran kursu hocalarının katıldığı derslerde “Kur'ân-ı Kerim Tâlimi, Tecvit ve Tashih-i Huruf Dersleri” veren Fatih Çollak Hoca, ömrünü Kur'ân'ın anlaşılmasına ve okunmasına adamış bir Kur'ân hadimi... Fatih Çollak Hoca ile "Kur’an-ı Kerim Eğitimi" üzerine konuştuk.
Ekonomi disiplini adına (ya da hayatla ilgili bütün başlıklar adına) söylenecek her prensip, Allah ile ilişkimize nasıl baktığımızla alakalıdır. Ölçü için O’na bakıyorsak başka insan oluruz, O’nu unutarak yaşıyor, tutkularımız - hevamız bize yön veriyorsa başka insan oluruz. İnsanın bu ayrışmayı unutması da, kendi kendine kurduğu bir psikolojik tuzaktır. Ekonomi disiplini, Müslümanın kendine özgü karakterinin eseri olacaktır.
Allah ayetinde kinin adaleti engelleme yönüne özellikle dikkat çekmiş ve Müslümanları bu konuda uyarmıştır. Ayetin emri gereği Müslümanlar yakınlık, menfaat ya da kin gibi konular sebebiyle hiçbir zaman karşılarındaki kişi ya da topluluğa karşı adaletsizlik yapamazlar.
YTB'nin bursuyla geldiği Türkiye'de Müslüman olan Güney Koreli Mina Eom, "Ezan sesini çok özleyeceğim. Buradaki insanlardan gördüğüm yardım ve samimiyeti unutmayacağım." dedi.
İslamiyet, fert ve toplumun dünya ve ahiret mutluluğunu her şeyin üzerinde tutan bir dindir. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in dünyevî ve uhrevî işleri düzenleyen hadisleri bu mutluluğu sağlayacak prensiplerle doluydu.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bu gün tüm camilerde okunacak cuma hutbesinin konusu "Ahiret Yolcusuna Son Vazifeler".
İnsanlık tarihi boyunca hiçbir filozofun görüşlerini hayatına tatbik ederek saâdet ve selâmete ermiş bir toplum gösterilemez. Onların öne sürdükleri fikirler, yaşanması mümkün olmayan kuru nazariyelerden ibaret kalmış ve umûmiyetle kütüphanelerin tozlu raflarındaki kitaplarda hapsolmaya mahkûm olmuştur. Hayata intikâl ettirilmek istenen bâzıları ise yeryüzünü kan ve gözyaşıyla sulamaktan başka bir işe yaramadan, kısa bir müddet sonra tarihin çöplüğüne atılmışlardır.
Sözlükte harcamak tükenmek manasına olan infakın, Kur’ânî bir terim olarak anlamı; insanın sahip olduğu maddi ve manevi nimetlerden bir kısmını Allah’ın rızasını gözeterek başkalarına vermesi, başkalarıyla paylaşması demektir. İnfak sadece maldan olmaz, insanın sahip olduğu başka nimetlerden ve başka değerlerden de olur.[1]
Altınoluk Dergisi bu ayki sayısında “Müslümanın hayatında ekonomi disiplini” başlığını kapağına taşıyor.
Dr. Murat Kaya, Câbir bin Abdullah -radıyallahu anh- tarafından rivayet edilen ve Efendimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem-'in kendisinden evvel hiç kimseye verilmeyen beş şeyi açıklıyor.