Yüzakı Dergisi 134. sayısında Mü'minin alâmeti "kitap ve sünnet" konusunu işliyor.
Mü’minin merhameti, îmânının da şâhididir. Merhametin göstergesi ise hizmettir. Hizmetin, hayranlık uyandıran en zirve fazîlet numûnelerini de Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in hayâtında müşâhede etmekteyiz. İşte Efendimiz'in (s.a.v.) hayatından hizmet örnekleri...
Tayland ordusunun, Müslümanların çoğunlukta olduğu Malezya sınırındaki güney bölgesinde kurulan kamplarda, katılımın zorunlu olduğu 'yeniden eğitim' kursları vereceği belirtildi.
Cenâb-ı Hak, insanları birbirine muhtaç bir hâlde yaratmıştır. Toplumda güçlüler-kuvvetliler olduğu gibi; zayıflar, sakatlar ve muhtaçlar da dâimâ mevcut olacaktır. Kendimize sormalıyız: “Cenâb-ı Hak bu insanları niye muhtaç olarak yarattı?” Cevabıysa mâlum...
Hizmet şuuruna sahip mü’minler, bereketli bir ırmak gibidirler. Öyle ki, akıp gittikleri uzun yollar boyunca binbir canlıya; insana, toprağa, ağaca, güle, sümbüle, bülbüle âdeta hayat bahşederler. Bu ırmağın varacağı nihâî menzil ise, Cenâb-ı Hakk’ın ebedî vuslat deryâsıdır.
Rabbimiz, kendisini tanıtmak için insanların arasından en seçkin, en hayırlı, en ahlâklı, en zekî, en dürüst kullarını seçmiş ve bunlar eliyle vahiy ve kitaplarını insanlara ulaştırmıştır. İnsanların, bu kimselerin peygamberliği hakkında tereddüte düşmemesi için, başka kimsenin gösteremeyeceği mûcize ve âyetlerle onları te’yid etmiş, desteklemiştir.
İslam, Hristiyanlıktan sonra dünyadaki en büyük din konumunda. Pew Research Center araştırmasında yüzyılın sonunda İslam nüfusunun dünyadaki Hristiyan sayısını aşacağı belirtiliyor.
Günümüzde dünyadaki en azılı terör devletlerinden biri olan İsrail’in, Ramazan ayında başladığı Gazze saldırıları, Filistin’de binlerce insanın ölmesine rağmen halen devam ediyor. Siyonist işgalci İsrail’in ‘vadedilmiş topraklar’ için yürütmüş olduğu savaşın, Yahudilerin başına neler açacağını, Müslümanları ise nelerin beklediğini hadisi şerifler ışığında sizler için derledik.
Hizmet, Cenâb-ı Hakk’ın biz kullarını mes’ûl kıldığı ictimâî bir kulluk vazifesidir. Mü’minin hayâtı, mahlûkâta hizmetle mânâ derinliği, bereket ve ulviyet kazanır. Fânî varlığını Allah yolunda hizmete adayan kişi, ölümsüz olan rûhunu ebediyyen âzâd etmiş olur.
Suriyeli alim Cevdet Said, "Dünyada kötüler dışında savaşı yöntem olarak kullanan insan kalmamıştır. Onun için büyük güçleri birbirleri ile savaşmaz, hep küçükleri birbirleri ile savaştırırlar" dedi.