Müslüman hayatı nasıl yaşamalıdır?
İyiliğin karşılığı ancak iyiliktir. İyiliğin karşılığı hikayesi...
Âli İmrân Suresi 102. ayette geçen "...Ancak müslümanlar olarak can verin" ne demektir? Nasıl anlamalıyız? İbadetten nasıl istifade etmeliyiz? İbadetin hayatımıza ve ahlâkımıza etkisi nedir? En güzel akıbet hangi kullara aittir? Korunmamız gereken maddi ve manevi tehlikeler nelerdir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor...
Ahlâk; huylar, beşerî davranışlar demek. İnsanın yaratılıştan gelen veya sonradan eğitimle kazandığı ruh halleri demek. Güzel ahlâk ise, mezmûm olan huy ve davranışları terbiye ile izâle ederek övülenleri kuşanmak demek…
Tasavvufta güçlü mümin olma sanatı; nefis tezkiyesi ile insanın fıtratındaki kibir, bencillik, korkaklık, tembellik gibi zafiyetleri temizlemesi, tevazu, cömertlik, cesaret ve fedakârlık gibi insanı güçlü kılan özellikleri kazanmasıdır.
Kendi mânevî değerlerini yitirerek, “süslü, ama ruhsuz” başka medeniyetleri taklit etmek, fertler ve toplumlar için büyük bir sefâlet ve alçalıştır. Müslüman olmak, bir insana şeref olarak yeter. İslâm’ın dışında şeref ve izzet arayanların bahtına ise, tarih boyunca hep mahrumiyet ve acılar düşmüştür.
Hazan mevsiminde yapraklarını tek tek döken bir ağaç gibi, şu fânî dünya hayatında günlerini çarçabuk tüketmekte olan bir kula yakışan en güzel haslet, tevâzûdur, haddini bilmektir.