Diyanet İşleri Başkanlığı’nca hazırlanan bu haftaki Cuma Hutbesi’nde hayattaki son bir yılımızı nasıl geçirdiğimiz sorgulanarak, bu bir kendimize ait sorularla muhasebesinin yapılması gerektiği vurgulanıyor.
Şeytanın varoluş misyonu yeryüzünde kötülükleri güzel göstererek insanları azdırmaktır ve ondan kurtulacak olanlar da “ihlaslı kullar”, yani Allah’ın her an kendileri ile birlikte olduğunun idrakinde olan, her an Allah’ın huzurunda olduğu bilinci ile yaşayan ve davranışları içinden Allah’tan başkasına kulluk mikrobu taşıyan her şeyi arındıranlardır.
Unutmayalım ki dünyaya bir mülkle gelmediğimiz gibi, dünyadan da bir mülkle ayrılmayacağız. Kabrimize amellerimizle gireceğiz. İnfaklarımızla, ibadetlerimizle, kulluğumuzla sonsuzluğun seyyâhı olacağız. Bu fânî cihanda ham nefsin bitip tükenmek bilmeyen arzu ve ihtiraslarına direnmek îcâb eder. Bu itibarla, tefekküründe yoğunlaşacağımız asıl istikbâl; son nefesimiz ve ötesi olmalıdır… İşte bu mânâ da Müslüman'ın hayatını güzelleştirmek için yapması gerekli 14 tavsiye.
Altınoluk Dergisi 358. sayısında "Mü’minler arası ilişkilerde şeytanın oyunları" konusu ele alınıyor. Altınoluk, mü’minler camiası için hayat – memat meselesi gibi olan bu konuyu gündeme getirerek, çağımızda, İslam ümmetini en çok yaralayan bir derdin çaresini arama yolunu açmaya çalışıyor.
Kadir Mısıroğlu'nun Osmanlıca-Türkçe hazırlanan yeni eseri "Özlü Sözler", Sebil Yayınları etiketiyle yayınlandı.
Diyanet İşleri Başkanlığı bu hafta 'Cuma Hutbesi'nde "imanı hayat kılabilmeyi" vurguladı. İmanımız, hayatımızı, bugünümüzü ve yarınlarımızı diri tutmalı; günlük hayatımızın her alanını kuşatmalıdır. İşte 27 Kasım 2015 Cuma Hutbesi.
Dr. Adem Ergül, "Şekilcilik kolaycılıktır. Öze inmek zordur. Hâlbuki kalite, öze inişle doğru orantılıdır. Kişi, özünü pişirmeden hamlıktan kurtulamaz. Özün kemâli ise içte hapsedilen bir duygudan ibaret değildir. Hayata yansımayan öz, çürümeye ve sönmeye mahkûmdur. Öyle ise kalıptan kalbe, kalpten hayata bir bütünlük içinde mü’min-i kâmil olmak, insan-ı kâmil olmaktır." diyor.
Müʼmin, âdeta kalbinin kapısında bekçilik edip o kapıdan içeriye, gurur, kibir ve enâniyetin kırıntısını bile sokmamaya gayret etmelidir. Derin bir tefekkür ve murâkabe ile her an gönlünü yoklayıp hatâ ve kusurlarının ıslâhı ile meşgul olmalıdır.
Hayat denilen, imtihan günlerinin herhangi bir sabahına uyandık. Abdestimizi aldık, kahvaltımızı yaptık. Aracımıza bindik; “Âyete’l-Kürsî”lerimizi, günlük virdlerimizi okuyarak hizmet mekânımıza doğru yola çıktık. Yaklaşık yirmi dakika sonra, her biri hizmet eri olan dostlarımızla selâmlaştık. Öğretmenler odasında zilin çalmasını beklerken arkadaşlarımızla her zamanki gibi hasbihâl ediyorduk.
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi "Kardeşliğe Davet..." başlıklı birlik ve beraberlik mesajı yayınladı. İşte o mesaj: