Muhasebe: Hesap görme, hesaplaşma. Hesap işleriyle uğraşma. Bir meselenin her yönünü düşünme, ölçüp biçme anlamlarına gelmektedir.
Her gece insan; gününün muhasebesini yapmalı, kendi kendisine şu sualleri sormalıdır...
Geçen sene aramızda olan bazı dost, akraba, âbilerimiz vardı, onlar bu sene yok. Mülüman, bir yılın muhasebesini yaparken dikkat etmesi gereken en önemli husus; ahiret için neler kazandım, neler kaybettim ve gayret-i dîniyyem için nelere dikkat etmeliyim olmalıdır.
Her hastalıkta olduğu gibi manevî hastalıklarda da erken teşhis önemlidir. Hastalık derinleşip bütün benliği sardıktan sonra hayata geri dönüş kolay olmayacaktır. Bu itibarla yıllık, haftalık ve hatta günlük bir muhasebe ile hâli ölçmek, kulluk kıvamının sıhhati için son derece önemlidir.
Cenâb-ı Hak Asr Sûresi’nde, zamanı iyi kullanamayan insanların hüsrâna düşeceğine işaret etmektedir. Namaz, oruç, hac gibi ibâdetlerde kullarına vakte riâyeti tâlim buyurmuştur. Bu sebeple Hak dostları zamana çok dikkat etmişlerdir. Vakti en faydalı şeylere hasretmeyi, ölçülü kullanmayı ve israf etmemeyi mühim bir esas hâline getirmişlerdir.
Ümmet, millet ve devlet olarak ve belki küçük küçük cemaat ve gruplar olarak da muhasebe yapmak bir zarurettir. Meselâ bugün İslâm ümmeti olarak ciddi bir muhasebeye ihtiyacımız vardır.
Zaman akıp gidiyor. Ezelden ebede devam eden bu süreç bütün varlıkların çeşitli imtihanlara tabi tutulmasına da vesile oluyor. Peki insanın imtihanı nedir?
Murad Hüdavendigâr, büyük bir ahlâkî, irâdî ve idârî güce sahipti. Yaptıkları, dâhiyâne idi. Şer’î kânunları büyük bir titizlikle tatbik eder, geliştirip güçlendirirdi. Ânî karar vermedeki mâhirâne hasleti, kendisine çok zaferler kazandırmıştır.