Yüce Rabbimiz, Peygamberini ve ashabını tarif ederken onların öncelikli vasfı olarak kâfirlere karşı aşır sert, birbirlerine karşı ise son derece merhametli olmalarını beyan etmiştir. Hatta Rabbimiz müminler arasındaki merhamet özelliğini dinin en kıymetli ibadeti olan namaz ve secdeden bile önce zikretmiştir. İmam Rabbani de peygamberimiz ve ashabının bu özelliğine dikkat çekmiş ve şöyle demiştir: “Muhammed, Allah’ın peygamberidir. Onun beraberindekiler ise, kâfirlere karşı çok çetin, kendi aralarında son derece merhametlidirler... (Fetih, 29)
Lise öğrencisi Sümeyye Yılmaz'ın okul bahçesinde soğuktan korunmaya çalışan bir köpeğin üzerine hırkasını örtmesi öğretmen ve arkadaşlarından takdir topladı.
Hatay'ın İskenderun ilçesinde yalnız yaşayan 65 yaşındaki Fadime Bastık, 12 yıldır hayırseverlerden topladığı yardımlarla sokak kedilerini besliyor.
Cerîr İbni Abdullah radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “İnsanlara merhamet göstermeyen kimseye Allah da merhamet etmez.” [1]
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan bugün Türkiye'de tüm camilerde okunan cuma hutbesinin konusu "merhamet" oldu. Hutbede maddi ve manevi sıkıntılarımızın çaresinin merhamet olduğu belirtildi.
Kırklareli'nde hayvansever kadın Melis Sezer, sektör değişikliği nedeniyle üretimin durduğu fabrikasının kapısını sokak hayvanlarına açtı.
Cömertlik hakkında hadis-i şerifler nelerdir? Allah'ın cömertlere verdiği mükafat nedir? Cömertlik insana neler kazandırır?
Darıca'daki hayvanat bahçesinin ''Hugo'', ''Hynek'' ve ''Robin'' isimli en uzun 3 sakininin bakımı, "Zürafaların babası" lakaplı Şehmus Solhan tarafından özenle yapılıyor.
Mahallesindeki sokak kedilerini 5 yıldır her gün kasaptan aldığı ciğerle besleyen muhtarın, otomobilini sesinden tanıyan ve aracının etrafını saran onlarca kedi ile kurduğu sevgi bağı, büyük takdir alıyor.
Merhamet, sende olanı, senden daha mahrûm olana ikrâm etmendir. Bir mü’minin, muhtaç, garip, yoksul ve yetimleri arayıp bulması, maddî ve mânevî olarak onların kırık gönüllerini hoş etmesi, yani onlara İslâm’ın güler yüzünü sergilemesi îcâb eder.