Kalplerin müellifi olan Hz. Muhammed Mustafa –sallalahu aleyhi ve sellem- Efendimizin merhameti bütün alemleri kuşatmıştır. O’nu sevmek demek, onun gibi olmamız demektir. Bu yüzden müslümanın en önemli vasfı Efendimiz gibi merhametli ve ihsan sahibi olmaktır.
Dostluk ve muhabbet, müştereklikten kaynaklanır. Gönlü cemâlî esmâ akışlarına mecrâ kılabilmek, Allâh’ın muhabbet ve dostluğuna vesîle olan en güzel müştereklik hâlidir. Bu bakımdan, Allâh’ı seven ve Oʼnunla dostluğu arzulayan bir mü’minin her hâl ve hareketi, O’nun cemâlî esmâ ve sıfatlarından izler taşımalıdır.
Niyetinin rotası Rıza-i İlahî olmayan mü’min, hizmet gemisini, ecir yüküyle dolduramaz.
“…Onlar hayırda birbirleriyle yarışırlar…” (Âl-i İmrân, 114) ayeti nisbetinde sâlih mü’minler hayır yarışındaki en güzîde hizmet ürünlerini vakıf müesseseleri yapmışlar. Bugün çok geniş sahada hizmet verebilen vakıflar, yaratılmış her şeye karşı İslâm’ın şiârı olan şefkat ve merhametin en mükemmel tezâhür şeklidir.
Îmânın en büyük meyvesi merhamet, onun neticesi ise “hizmet”tir. Merhamet etmek/acıyabilmek, Allâh’ın büyük bir lûtfudur. Zira yalnızca acıyabilen insan için, kalp, iz’ân ve vicdandan söz edilebilir.
Hak dostu Mâruf-i Kerhî Hazretleri’nin şu kıssası, ne muazzam bir hizmet ufku sergilemektedir.
Hayvanlara muhabbetle ve saygı ile bakmak ve hizmet etmek ilâhî inâyete erişmeye bir vesîledir. Bu anlamda Hâlık’tan ötürü mahlûkâta, yine O’nun muhabbetiyle nazar ederek, fedâkârâne hizmet etmeliyiz.
"Merhamet; dünyada vicdan huzuru, âhirette ise ebedî saâdet müjdesidir…" Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefndi'nin mü'minlerin merhamet ufkunu anlattığı makalesinden bir bölümünü istifadelerinize sunuyoruz.
Diyarbakır-Mardin karayolunun 20. kilometresinde araç altında kalarak telef olan eşeğin yavrusu, annesinin başından 5 gündür ayrılmıyor. Sıpanın, anne sevgisi olaya şahit olan vatandaşları duygulandırdı.
Allah dostlarının hepsi, gerek abdal, gerek evtâd ve gerek ricalu’l-ğayb olsun, her grup kendi yol arkadaşlarını tanırlar, birbirlerine mahrem olduklarını da bilirler. Ancak güvenilir olarak tabir edilen grup birbirinden gizlenir, ikisi bir yerde karşılaşsa ikisi de birbirini insanların avâmı zannedermiş.