Kalplerin müellifi olan Hz. Muhammed Mustafa –sallalahu aleyhi ve sellem- Efendimizin merhameti bütün alemleri kuşatmıştır. O’nu sevmek demek, onun gibi olmamız demektir. Bu yüzden müslümanın en önemli vasfı Efendimiz gibi merhametli ve ihsan sahibi olmaktır.
İslâm, insanın ihyâsıdır. İslâm’ın yüce yapısından doğan bütün duygular, gerçek mânâda en zarif ve en insânî duygulardır. Hâl böyleyken bir kısım İslâm düşmanları, yüce İslâm’ı günümüz fecaatlerinden biri olan “terör” kelimesiyle beraber anmaktadırlar. Oysa terör ve anarşi, kalpsizlik üzerine kurulmuştur ve onlara aslâ güzel ahlâk gibi ulvî hisler lâzım değildir. İslâm ise, doğduğu günden itibâren, her türlü terör ve anarşiye karşı çıkmış ve dâimâ kul hakkına riâyeti esas almıştır. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizʼin 23 senelik nübüvvet hayatı da; insana, hayvana ve nebâta karşı işlenen terörle mücâdele içinde geçmiştir…