Ailede kurucu unsur karı-kocadır. Bu temel kurumu oluşturan, yöneten, yönlendiren dînî, ahlakî, hukukî kurallar vardır. Kurallara uyulduğu müddetçe mesele yoktur. Taraflar kuralları bozar, hakları çiğnerse, düzeni sağlamak ve adaleti gerçekleştirmek üzere çeşitli tedbirler ve müeyyideler devreye girecektir. “Aile Hukukuna Riâyetsizlik” olduğunda bu sorunu aşma yolları
İnsanın hâl ve davranışları, kalp âlemindeki müsbet veya menfi enerjiye göre şekillenir. Bütün fazîletli davranışlar, kalplerdeki müsbet ve rûhânî hissiyâtın bir yansımasıdır. Dolayısıyla hizmetlerin mânevî keyfiyeti de, ona vesîle olan gönüllerdeki mânevî hasletlerin seviyesi nisbetindedir.
Aklı, hudutsuz bir kuvvete sahip telâkkî edenler, akıl sahiplerinin hiçbir suç işlememesi lâzım geldiğini de kabul etmek mecbûriyetindedirler. Öyle ya, mâdem akıl, gerçeğe ve doğruya ulaşmaya muktedir bir vâsıtadır, o hâlde akıllı bir adam neden suç işlesin? Niçin kötü bir işin fâili olsun?
Vahyin rehberliğinden mahrum bir şekilde hakîkate ulaşma iddiâsındaki filozoflar, tesir edebildikleri insanları dâimâ saâdet yerine sefâlete, hakîkat yerine dalâlete sürüklemişlerdir.
Altınoluk Dergisi Yazarı Ali Rıza Temel, derginin Nisan sayısında, Müslümanların günümüzde yaşadığı ayrılıklara dikkat çekerek din kardeşliğinin önemini vurguluyor. Yazısında din kardeşliğiyle ilgili hadis ve ayetlere dikkat çeken Temel, yazısında Hz. Ömer'in gruplaşmaya yönelik tepkisine de yer veriyor.