Esas hayat, âhiret hayatıdır. Bu ömür, ancak cenneti kazanmak için bir sermayedir. Rabbimiz’in rızâsını ve -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in hoşnutluğunu kazanabilmek, hayatımızın yegâne gayesi olmalıdır.
Mûsâ Efendi Hazretleri, irşad hayatının merkezine sohbeti yerleştirmişti. Öyle ki, âilesinden üç kişi bir araya gelse, fuzûlî konuşmalara müsâade etmez ve; “Bir sohbeti hak ettik!” buyururdu. Hattâ hastahânede kaldıkları bir gecenin seherinde, refâkatçileriyle yaptıkları sohbet, unutulmaz hâtıralardan biri olarak hâfızalarda yer etmiştir.
Türkiye'de 35 il Avrupa'da 4 ülkede sahnelenen Ziyafet Sofrası oyunu 21 Mart Çarşamba günü saat 20.00'de Üsküdar Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde 274. oyununa çıkıyor.
Beslenme ihtiyacı karşılanırken gıdaların helâl olması, insanın mânevî istikameti için çok mühim bir vesiledir. Çünkü helâl olmayan, haram ve şüpheli şeylerle beslenen kişide ibadet şevki ve kulluk aşkı olmaz. Gönül mânen hantallaşıp duygusuzlaşır. Temâyüller nefsânî arzulara göre şekillenir. Böylece İslâm ahlâkı ve yüce fazîletler âdeta unutulur.
Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri'nin Halık'ın nazarıyla mahlukata bakış açısını anlattığı misalleri...
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin "Hüdayi’nin Ziyafet Sofrası" isimli eserinden tiyatroya uyarlanan ‘Ziyafet Sofrası’ oyunu 8 Ekim'de Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi 'nde sahneleniyor.
Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin "Hüdayi'nin Ziyafet Sofrasından" eserinden sahneye uyarlanan 'Ziyafet Sofrası' oyunu Avrupa turnesinde.
Mânevî anlamda terakkî etmek ve kulluğumuzu nitelikli bir kıvamda sürdürebilmek için ruhbanlığa ve inzivaya gerek yoktur. Dünyadan el-etek çekmek, halkla münasebetlerini tümüyle koparmak, dîni ve dindarlığı yanlış değerlendirmektir. Önemli olan hayatın içinde Allah ile beraber olabilecek bir gönle sahip olmaktır.
İnsanda “rûh” adı verilen manevî yapı, daima manevî bir doyum arayışı içindedir. Rûhanî hayat, insanın Rabbine karşı kulluk görevleri sırasında yaşadığı rûhî derinlik ve engin manevî haldir. Nitekim ayet-i kerimede şöyle buyrulur: “Onlar, inananlar ve kalpleri Allah’ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Rad, 28) Peki manevi hayatın merhaleleri nelerdir?
Batı medeniyeti ve onun ülkemizdeki uzantısı olan batıcılık, doğrudan dinimize ve hayat tarzımıza düşmanlık yaparak manevi hayatımıza kast etmiştir. Bütün şikayetlerimizin, sosyal, siyasi, iktisadi buhranlarımızın kaynağında, İslâm’ı inkar ve hayattan dışlama vardır.