Dâimâ mâneviyat, maddeden üstün gelince, onu tesiri altına alır. Nitekim Çanakkale Harbi’ndeki İngiliz kumandanı tarihçi Hamilton da, bu hakîkati şöyle îtiraf etmiştir...
Osmanlı’nın ikinci bânîsi Çelebi Sultan Mehmed Han’ın (1389-1421) bânîsi tarihin şan ve şeref sayfalarına altın harflerle adını yazdırmıştır.
Rabbimizʼin verdiği her imkânla Oʼnun rızâsı için hizmete koşmak zarurîdir. Müʼmin mâzeret aramamalı, aksine hizmet fırsatı kollamalı ve her türlü hizmeti nîmet bilmelidir. Her hâlükârda; “‒Allah bana hangi imkânları verdi ve ben bu imkânlarla Allah yolunda nasıl hizmet edebilirim?” düşüncesiyle ve mesʼûliyet duygusuyla, dâimâ hizmet arayışı içerisinde olmalıdır.
Koca Seyyid, dünya âleminden sıyrılmıştı ve sadece Rabbinin huzûrunda idi. Gözlerinden akan yaşlar yanaklarından aşağı süzülüyordu. Vird hâlinde bir müddet "La havle vela kuvvete illa billah" dedi. Sonra birden «Yâ Allah!» diye haykırdı... Koca Seyyid'in Çanakkale Harbi'nde göstermiş olduğu imkansız başarının sırrı...