İnsan, nefsine hâkim olmalı ve her arzu ettiğini elde etmek için bütçesini zorlamaktan sakınmalıdır. Zira bu, nihâyetinde aşırı yük altına girmeye, huzursuzluğa ve buhranlara sebep olur.
“…Mü’minin izzeti, insanlardan müstağnî kalmasındadır!»” (Hâkim, IV, 360-361/7921) Hakkʼa yakınlığın en mühim adımları; insanların elindeki imkânlara tamah etmemek, onlardan müstağnî kalabilmek, nefsin hırs ve hasedini bertaraf edebilmektir.
Dinimize göre bu dünya hayatı ahiretin tarlası olup, akıllı müslüman için maddi imkânlar ahiret sermayesidir. Son dönemde ülkemiz maddî olarak zenginleşmiş diğer insanlar gibi dini camialarda bu refahtan paylarını almışlardır. Dünyevileşmenin tehlikelerine en çok dikkat çeken sufi kesimler olduğu için onların bu husustaki uyarıları bizim için her zaman göz açıcı olmuştur.
Kadın ve çocukların, dînî, ahlâkî bakımdan olgunlaştırılması; onların dünya ve âhiret saâdetlerine sebep olacak şekilde terbiye edilmeleri, erkeğe âit mühim vazifelerdendir. Bir erkeğin âile yuvasında dikkat edeceği hususlar ise şöyledir...