Peygamber Efendimiz'in bütün müslümanlara ve hatta bütün bir insanlığa örnek olan yaşayışı bizlere yol göstermektedir. Onun hâl, hareketleri ve sözleri ahireti kazanmamız için gerekli olduğu kadar dünya hayatında başarılar elde etmemiz için de mutlak mânâda önem arz etmektedir. Öyle ki bizler yalnızca ne istediğimizi bilmeli ve ne olmaya karar vermeliyiz.
Tezkiye, bütün duyguların îman süzgecinden geçirilerek arındırılması, âdeta rafine edilip temiz ve hâlis hâle gelmesi safhasıdır.
Ebû’l-Hasan Harakānî Hazretleri buyurur: “İki kişinin dinde çıkardığı fitneyi, şeytan bile çıkaramaz: Dünya hırsına sahip âlim, İlimden mahrum ham sofu!” [1]