Peygamber Efendimiz, Kur’ân-ı Kerîm’i çok kısa bir sürede defalarca hatmetmek isteyen ashâbına sınırlar koymuş ve “tefekkür etmeye fırsat olacak kadar” yavaş yavaş okumalarını tavsiye etmiştir.
Kulluğun ehemmiyetli vazifelerinden birisi de "Ben gizli bir hazineydim, bilinmek istendim" buyuran Allah-u Teâlâ'yı, Kur'an-ı Kerim ve kainat kitabı ışığında tefekkür etmektir. Peki ümmetine her yönde kılavuzluk yapan Peygamber Efendimiz (s.a.v.) nasıl tefekkür ederdi?
Kur’ân kıssalarında peygamberler, beşeriyyetin her bakımdan en mümtaz şahsiyetleri olarak takdîm edilir. Bunlar, kesbî bir gayretle değil, ilâhî bir tâyinle seçilmişlerdir. [1]
Kur’ân kıssalarının en mühim husûsiyetlerinden biri de, tekrarlardır. Tekrar, Kur’ân-ı Kerîm’de diğer mevzûlardan ziyâde kıssalarda kendini gösterir. Her sûrede bir kıssa zikredilmemekle beraber bir kıssa aynı sûrede de tekrarlanmamıştır. Bu, aslında tam bir tekrar şeklinde de değildir; sûrenin umûmî havası içerisinde siyâk ve sibâk münâsebetiyle her seferinde farklı ayrıntılar ihtivâ eden bir üslûb âbidesidir.
İstanbul’da defnedilip mezarı Cennet’ül Baki’de çıkan hattatın ibretlik hikayesi...
Kur’ân-ı Kerîm, bütün asırlara meydan okuyarak bir beyan mûcizesi hâlinde devam etmektedir.
Görme engelli müezzin tarafından braille alfabesiyle yazılan Kur'an-ı Kerim Rusya, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, Almanya, Bosna Hersek başta olmak üzere pek çok ülkeye gönderiliyor.
Vahiy nasıl korundu? Vahyin üç aşaması nedir? Şebnem Dergisi Yazarı Seher Aydın, Dergi'nin Haziran sayısında vahyi detaylı bir şekilde kaleme aldı.
Türkiye Diyanet Vakfınca "Hediyem Kur'an Olsun" projesi kapsamında, Türkiye ve yurtdışında 1 milyon kişiye Kur'an-ı Kerim hediye edilecek.
Şebnem Dergisi Yazarı , Dergi'nin Haziran sayısı için kaleme aldığı Kur'an Kalbe İnmedikçe başlıklı yazısında, Kur'an'ı "İlâhî imtihanlarla dolu hayat dershânesinin yegâne ders kitabı" olarak tanımlıyor.