Kur’ân’a tâzimin tezâhürlerinden biri de onu vakâr ve heybetle, güzel ve tok bir sesle okumaktır. Güzel ses Allah’ın nimetlerinden biri olup tecvid kurallarına riâyet ederek sesi Kur’ân’la süslemek, sesi güzel olan bir kimseden Kur’ân okumasını istemek ve onu dinlemek müstehap kabul edilmiştir.
Hepimiz Kur’an-ı Kerim’i güzel okumak isteriz değil mi? Peki Asr-ı Saadet'te yani Peygamber Efendimiz (s.a.s.) hayattayken sahabilerden kimler güzel Kur’an okuyordu acaba?
Boğazdan kalbe inmeyen bir kıraatin insanı Kur’ân’ın sonsuz tefekkür ufkuna ve duygu derinliğine götüremeyeceği âşikârdır.
"Fatih Çollak ile Kur'ân Dersleri" 2. dönem (Bahar Dönemi) kayıtları başladı.
Kâinat, sessiz bir Kur’ân, Kur’ân da sesli bir kâinattır. İnsan ise, ilâhî esrârın bir tecellî âbidesi olarak, bunların özü ve zübdesi gibidir. Kur’ân, bir beyân mûcizesi ve Hak nutkudur. Kur’ânî hakîkatlerden uzak bir gönül ise, içine katran yağmışçasına karanlık, nursuz ve iki cihan bedbahtıdır.
Kur'an'ı doğru okumak kadar kıraat ile yani güzel bir ses ile okumakda bir o kadar önemlidir. Güzel bir sadâ ile okunduğu zaman insanı tefekküre sevkeden ve huzur veren Kur'an'ı Kerim, nice zaman kısa bir aşırı hidayet vesilesidir.
Asr-ı saadet devrinde Peygamberimizin iltifatına nail olan ve dinleyenleri mest eden hafız...