Altınoluk Dergisi bu ayki kapağı Kur’ân-ı Kerim'den dokuz ayetle "Ümmet İçin Rabbani Çerçeve" başlığını taşıyor.
İslâm’ın evrenselliğinden bütün çağlara hitap eden ve çağın ihtiyaçlarını karşılayan vasfı anlaşılır. Hakikatte İslâm bütün çağlara hitap eden ve çağların ihtiyaçlarını karşılayan bir din midir? “Evet” bunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
Kur’an’a şüphe getirecek her tür fikir ve uygulamadan hem sufilerin hem de tüm Müslümanların uzak durması gerekir. Kur’an ve ahkamı her zaman uygulanabilir her zaman canlı bir dinamiğe sahiptir. Bunun aksini savunarak Kur’an’a şüphe düşürenlere gerekli cevap verilmeli ve bunların görüşleri ile mücadele edilmelidir.
Mevlana Hazretleri de Kur’an’ı ve peygamberlerin hidayetini bir tarafa bırakarak sadece aklına güvenen, onu putlaştıran tiplerin Kur’an karşısındaki tutumunu şu beyitlerle veciz bir şekilde özetler...
Onlar, aklın, rûhun ve nefsin ulaşabileceği son noktaya ulaştılar. Nefs-i emmârenin şerrinden kurtulup nefs-i kâmileye nâil oldular. Nefislerini sorgulayan insanlar hâline geldiler. Nefsânî arzularını körelttiler, fıtrattan gelen ulvî istîdatlarını tekâmül ettirerek “Hakk’a vuslat” yolunda mesâfe aldılar. Vahşî, bedevî insanlar, melekler misâli latîf bir hâle büründüler.
Kurʼân-ı Kerim ile hemhâl olmanın, onunla yakınlık kurmanın mükâfâtı...
Kur’ânî kavramlarla aynı kökten türeyen ve günlük dilde kullanılan kelimeler arasında irtibat kurulabilmesine yardımcı olmak amacıyla hazırlanan “365 Kur’ân Kelimesi” kitabında hayatımızı kuşatacak 365 kelimeye yer veriliyor. İşte Kur’ânî kelimeler…
Allahüteala Kur'ân-ı Kerim'de her ayetle bizi tefekküre davet ediyor.
Kur’ân-ı Kerîm, modern ilmin daha yeni keşfedebildiği birtakım orijinal bilgiler vermektedir.
Ashâbın en mühim meşgûliyeti, Allâh’ın kitâbını anlamak, öğrenmek, hikmet tecellîlerine nâil olabilmek ve muktezâsınca amel etmekti. Hayâtın lezzetini Kur’ân’ı tekrar tekrar okumak, dinlemek ve yaşamakta buluyorlardı.