İslâm, ihtiyaç sahibi bir kişinin, başkalarından bir şey istemesini yasaklamaz. Bununla birlikte, ahlâkî bakımdan bu durumu çok fazla tasvip de etmez. Ancak büyük zarûretler hâlinde istemeye müsâade eder. Zira başkalarına el açmak, insanı küçük düşürür. Bu sebeple de Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ashâbından bey‘at alırken pek çoğuna “kimseden bir şey istememe”lerini şart koşmuştur.[1]
Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi'nin baştacı olan Pir-i Türkistan Ahmed Yesevi'nin lisanından hareketle Allah'ın alemlere tebliğ vazifesiyle gönderdiği bir rivayette 124 bin olan, Kur'an-ı Kerim'de -alimlerin genel kabulünden hareketle- adı geçen 25 nebiden ikisinin çektiği çileler...
Sırat-ı müstakîm kişinin toz olduğu, kul olduğu, kurban olduğu bir yoldur. Bu yol bütün kâinata rahmet olarak gönderilen Peygamberin ayağının tozu olup O’nu takip edilen yoldur. Bu yol insan üstüdür. Bu yol, insanlık için insanlığın yoludur. Bu yol, cihad yoludur. Bu yol, kendini feda etme mutluluğunun yoludur.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, bu haftaki sohbetlerinde Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in “Kelime-i tevhîdle îmânınız tazeleyin...” (Bkz. Ahmed, II, 359; Hâkim, IV, 285/7657) hadis-i şerifinden bahsediyor.
Bir mü’min, yapacağı her hareketi; “Acaba Allah Teâlâ’nın rızâsına uygun mu, yoksa O’nun gazabını mı celbeder?!” diye düşünerek yapmalıdır.
Hikmet; hakîkatleri idrâk husûsunda akla aczini kavratmaktır. Akılla kavranamayan nice sırlar, ancak hikmetle çözülür. Kâinattaki ilâhî tecellîlerin asıl mânâsı, hikmet nazarıyla okunabilir.
Toplumlar, kütüphanelerin tozlu raflarında kalmış olan kara kaplı felsefe kitaplarının üzerine abanmış bilgiçlerin fikirleriyle selâmete kavuşamaz. İnsanlığı hakîkî saâdet ve selâmete çıkaracak olan; Kur’ân-ı Kerîm ve onun canlı bir şerhi mâhiyetindeki Sünnet kültürüyle yoğrulup ilâhî hikmet ve hakîkatlerle kemâle ermiş müʼminlerin tebliğ, îkaz ve irşadlarıdır.
Çok kazanma uğruna, bitkilerin, hayvanların genleriyle oynanıyor, gıdâların sâfiyeti bozuluyor, haram katkı maddeleri karıştırılıyor, insanların bedenî ve rûhî sağlıkları tehlikeye atılıyor. Böylece ticârî hayat, meşrû rayından çıkarılıyor.
Fatih Çollak ile Kuran-ı Kerim ve ve Tashih-i Huruf Derslerlerine misâfir olarak katılan Eyüp Sultan Camiî İmam Hatîbi Metin Çakar, okuduğu Kurân-ı Kerim tileveti ile dinleyenleri mest etti.