Müslüman ebeveynler olarak hem kendimiz hem de çocuklarımız için Kur’an-ı Kerim’e gerekli hürmeti gösteriyor ve öğrenmek için çabalıyor muyuz? Kuran ikliminde yetişen bir nesil için üzerimize düşen vazifeler neler ve bunu nasıl yapabiliriz?
Kütahya’da bir caminin görevlileri, yaz Kur’an kursuna özendirmek ve cami sevgisi kazandırmak amacıyla çocuklara çeşitli hediyeler dağıtıyor.
Aydın'da görevli 47 yaşındaki imam Gazanfer Arslan, 5 yıldır Kur'an-ı Kerim öğretmek için esnaf ziyaretleri yapıyor.
Tüm İlahiyat Fakülteleri ve Yüksek İslam Enstitüleri Derneği (TİYEMDER), Marmara İlahiyat Vakfı ve Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın ortaklaşa gerçekleştirdiği ve binlerce kişiyi Kur’ân-ı Kerîm'le tanıştıran “3 Günde Kur’ân Öğreten Program”ın Koordinatörü Ferruh Erel'e merak edilenleri sorduk.
Hiç şüphesiz, mahlûkat içerisinde eğitime en çok muhtaç olan insandır. Hayatta en zirve sanat da, insan yetiştirmektir.
Anne-babaların evlâtlarına bırakacakları en güzel mîras, âhiret mîrasıdır. Zira evlâda bırakılan maddî mîras, ne olursa olsun, nihâyetinde bu dünyada kalmaya mahkûmdur. Ayrıca bu maddî mîrasın hayırda mı şerde mi kullanılacağı da meçhuldür. Lâkin mânevî mîras, sahibini hiçbir zaman yalnız bırakmaz ve onu ebedî bir saâdete ulaştırır.
Bu dünyada anne-baba, evlâtlar, eş-dost, akraba, herkes beraber. Fakat âhirette bir “yevmüʼl-fasl” yani bir “ayrılık günü” olacak.
Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı'nın iş birliğiyle düzenlenen 'Yaz Kur'an Kurslarına Katılacak Çocuklara Spor Eğitimi Verilmesi Programı' kapsamında, on binlerce çocuk hem sporla tanıştırılacak hem de kurslarda Kur’ân eğitimi verilecek.