İman ve itikadda israf, israfların en korkuncudur. Aklî ve kalbî haysiyeti muhâfaza edemeyip idrâki bâtıllara, efsânelere, hurâfelere ve kötü fikir cereyanlarına kaptırmak sûretiyle insanın yaratılışında mevcûd olan “İslâm fıtratı”nın sâfiyetini zedeleyerek ebedî saâdeti ziyân etmektir.
Dünyâ nîmetleri ilâhî bir emânettir. Ne vakte kadar kulun tasarrufunda kalacağı meçhuldür. Her an kaybedilmesi muhtemeldir. Kader ise sürprizlere açık bir meçhuldür. Onun ne getireceği belli değildir.