kıyamet

20 Yıl Önce Bunlar İsraftı

Malı, Allah Teâlâ’nın uygun görmediği, yasakladığı yerlere dağıtmaya harcamaya (israf) denir. İslam dinine göre “israf” haramdır. Kalbin hastalığıdır. Yani manevî bir hastalıktır. Dinimiz hasisliği, cimriliği kötülediği gibi birçok ayeti kerime ve hadis-i şerife ile de israfı kötülemiştir. Kur’ân’i ve kalbi bir pencereden yaklaşık 20 yıl önce Sadık Dana (k.s.) tarafından kaleme alınan bu makalede Türkiye’nin israfla imtihanı özetleniyor. Bugün israfla olan imtihanımız dünden daha çetin geçiyor elbette. Bugünü anlamak için düne bir bakalım isterseniz...

Dabbet’ül Arz, Ayet ve Hadislerde Nasıl Geçiyor?

Kıyamet alametlerinden birisi olan Dabbet'ül arz, ayet ve hadislerde nasıl ifade ediliyor? Prof. Dr. Ömer Çelik anlatıyor.

Azrail Nasıl Ölecek?

Öyle bir gün vardır ki Allah'ın can almakla mükellef kıldığı Azrail dahi canını Allah'a teslim edecek. Peki Azrail ne zaman ve nasıl ölecek?

Zor Gün; Yarın

Efendim; tabi bu son nefes bayramı yine bitmiyor. Bir de kıyâmet var.

"Kıyame 6: İnsan 'kıyamet Günü De Ne Zamanmış?' Diye Sorar"

Müslümanlar tarih boyunca kıyametin ne zaman kopacağını merak etmiştir. Bu konuda Cenab-ı Hak, Kıyame Suresi 6. ayette: “(İnsan) «Kıyâmet günü de ne zamanmış?» diye sorar" buyurur. Peki ne malın ne de evladın fayda vereceği, insanın amelleriyle başbaşa kalacağı kıyamet gününün alâmetleri nelerdir?

'iyi Müslüman' Nasıl Olunur?

Günümüzde değer hükümleri hızla değişmekte bundan dilimizdeki kavramlar da nasibini almaktadır. Dilimizde ve kültürümüzde var olan "İyi insan" "İyi Müslüman" kavramı giderek önemini kaybediyor. Prof. Dr. İsmail L. Çakan’ın yeni baskısı yapılan "İyi Müslüman" kitabında, yüce dinimizin tanımladığı insan kavramı ve nitelikleri hadisler ışığında açıklanıyor.

Efendimiz'in (s.a.v) Sünnetine Ne Kadar Riayet Ediyoruz?

Allah Rasûlü –sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’i tanımanın ve O’na muhabbetin en büyük delîli, O’nun sünnetini güzelce tatbik edebilmektir. Kalplerde Muhabbet-i Muhammedî olmadan sünnete ittibâ, sûretâ ve zoraki bir ittibâdır ki, gönül feyzinden, rûhâniyet ve mânevî bereketten mahrumdur.