Kâinat kitabını okuyabilen bir kalp, ilâhî kudretin izlerini nasıl fark eder? Her zerresi Hakk’ı gösteren bu âlemde, tefekkürsüz bir hayat mümkün mü? Kur’ân ve Sünnet’le beslenen bir kalp, mahlûkatın dilini nasıl duyar, Rabbini nasıl tanır?