İnsanı Cehennem’e sürükleyen manevi hastalıklar nelerdir? 9 maddede Cehennem’e sürükleyen haramlar.
Genç TV'nin hazırladığı videoda pastane ve restorant sahibi Adil Huy ve Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Serdar Eryılmaz günümüz israfını ve zararlarını anlatıyor.
Peygamber Efendimiz’in dünyaya ve dünyalıklara bakışını, ashâbını ve ümmetini bu yönde nasıl eğittiğini hadis-i şerifleri okudukça daha net görürüz. Efendimiz "Sade yaşamak imandandır; sâde hayat sürmek imandandır." sözleri ile bize nasıl bir hayat yaşamamız gerektiğini de söylüyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bugün tüm camilerde yayınlanan Cuma hutbesinin konusu "Afiyet Olsun, İsraf Olmasın" oldu.
Rasulüllah Efendimiz, içtiğimiz suyun, yediğimiz hurmanın bile hesabının sorulacağını bildirirken, biz bugün iftar sofralarımızı bir sorgulayalım. Birkaç çeşit yemek, salatası, hoşafı, yoğurdu meyve suyu ve birçok garnitürüyle âdeta çeşit yarışlarına giriyoruz. Bunların hepsi gelir durumumuza göre misafirlerimize ikram açısından gerekli diye düşünebiliriz fakat tabaklarda bitmeyen, yiyemeyeceğimiz kadar fazla yemekler, sadece bir gösteriş olması için midir, diye durup düşünmemiz lazım.
Genellikle toplu yemek yenen mekânlarda şöyle bir tabelaya rastlamak muhtemeldir: “Yiyin, için fakat israf etmeyin” (ayet meali). İsraf-müsrif denince de hemen ilk akla gelen ve ne yazık ki tek kast edilen, savurganlık olmuştur. Hâlbuki bütüncül bir Kur’an okuyuşuyla, savurganlık da dâhil olmak üzere ne kadar farklı anlamlara ulaşabiliyoruz.
İsraf etmeme konusunda ekmeğe ve suya gösterdiğimiz hassasiyeti ne yazık ki pek çok şeye göstermeyiz. Çünkü modern zamanda tüketim kültürüyle birlikte israf edilenler listemize dâhil ettiğimiz teknolojik aletler, sağlık malzemeleri, zaman ve envai çeşit giysilerin israf edilmemesine dair zihnimizde bir şema yoktur.
Herkes egoizmin zindanında yalnız bir mahkûm gibi yaşamaktadır. “Modern Yalnızlık” günümüzün en korkunç gerçeğidir. Herkes birbirinin gözü önünde yalnız yaşamaktadır.
İsrafın maddî yönünden ziyâde mânevî yönü; insanı bitirir, tüketir. İnsan mânevî hayatındaki israf deliklerini kapattığında; gemisi, mârifetullah ve muhabbetullah okyanusunda yol alır. Aksi hâlde bu büyük ve şerefli yolculuk, daha başlamadan bitmiş olur.
İsraf, sadece eldeki mal ve mülkü çarçur etmek şeklinde anlaşılmamalıdır. Âyet-i kerîmelerde buyrulan; “Allah israf edenleri sevmez!..”[1] îkâzı hayâtın bütün safhalarında dikkate alınmalıdır.