islamın tebliğinde tasavvufun rolü

Tasavvuf'un En Önemli Mücadelesi

Allahu Teâlâ bildirmedikçe kulun bir şey bilemeyeceğini Ya’kub Peygamber -aleyhisselâm- kıssasında ibretle anlatılıyor…

Kalbimiz Nasıl Huzur Bulur?

Bilmelidir ki; nefsânî menfaat ve arzular; rûhumuza serpilen zehirlerdir. Her biri mânevî hayâtımıza vurulan zincirler mesâbesindedir. İlâhî ahlâka da ancak bu nefsânî zincirler koparıldıktan sonra ulaşılabilir.

Müslümanın Birinci Vazifesi

Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-, ömrünü tebliğ vazîfesine adamış ve Vedâ Hutbesi’nde arka arkaya üç defâ; “Tebliğ ettim mi?” diye sorarak, vazîfesini îfâ ettiğine dâir ümmetinden te’yîd almıştır. O’nun bu mukaddes vazîfesi, ümmeti olan bizler için de geçerli bir mes’ûliyettir. 

İslam'ın Tebliğinde Tasavvufun Rolü

İnsanlığın hidâyet ve ıslâhı, akıl ve mantıktan ziyâde, kalbe ve vicdâna hitâb eden, gönlünü bir rahmet dergâhı hâline getirmiş ârif zâtların, hâl ve kāl ile yaptıkları irşadları bereketiyle gerçekleşmiştir.