Ekonomi disiplini adına (ya da hayatla ilgili bütün başlıklar adına) söylenecek her prensip, Allah ile ilişkimize nasıl baktığımızla alakalıdır. Ölçü için O’na bakıyorsak başka insan oluruz, O’nu unutarak yaşıyor, tutkularımız - hevamız bize yön veriyorsa başka insan oluruz. İnsanın bu ayrışmayı unutması da, kendi kendine kurduğu bir psikolojik tuzaktır. Ekonomi disiplini, Müslümanın kendine özgü karakterinin eseri olacaktır.
Geçmiş birtakım şeriatlardaki yiyip içmemenin yanında konuşmama şeklinde oruç tutma âdeti İslâm dininde yoktur. Dünya kelâmı konuşmamak suretiyle Allah'a ibadet ettiğini zannetmek bir Câhiliye âdeti olup İslâm'da yasaklanmıştır.
Peygamber Efendimiz’in en mühim vazifesi “terbiye” olduğu gibi, yeni gelen neslin mes’ûliyetini omuzlarında taşıyan anne-babaların en ehemmiyetli vazifeleri de, evlâtlarını nebevî ahlâk üzere yetiştirmeleri olmalıdır. Zira unutulmamalıdır ki, nebevî terbiyeden geçmeden evvel sahâbe-i kirâm, bir câhiliyye insanı idi.
Niyetinin rotası Rıza-i İlahî olmayan mü’min, hizmet gemisini, ecir yüküyle dolduramaz.