Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım, bir malın zekatını aynısı ile vermenin mümkün olup olmadığını anlatıyor.
Prof. Dr. Ömer Çelik, ömrünü İslâm için hizmete adayan Selman-ı Farisî Hazretleri'nin valiliği sırasında yaptığı ilginç bir konuşmayı naklediyor.
Üç ayların son kandili ve Ramazan'ın habercisi olan Berat Kandili, 21 Mayıs Cumartesi günü tüm Müslümanlar tarafından icra edilecek.
İslam’ın, çağları aşan mesajını doğru bir şekilde anlayabilmemiz için Efendimizin hayatının tamamının bir fetih hareketi olduğunu ve bu kutlu yürüyün de aslında bir gönülleri fethetme işi olduğunu kavramamız lazım. Şiddete tevessül ederek, zor kullanarak tebliğ hareketinin olmayacağını O, hayatının kendisi olan irşat faaliyetleri ile göstermiştir.
Dr. Ahmet Hamdi Yıldırım, tarım ürünlerinin zekatının nasıl verileceğini anlatıyor.
Fetih süreci, tövbe ile başlayan, Hakka yönelişle devam eden, itaat ve takvâ ile başarıya ulaşan bir süreçtir. Rabbimiz, kendini arıtma ve arındırma ameliyesine soyunanların kurtuluşa ereceklerini ve fakat böyle bir yola girmeyip de nefsini kendi haline terkedenlerin ise kaybedeceklerini haber verir.
Kendimize bakmalıyız. Kişiliğimizin hangi alanında nasıl bir işgal var, onu görmeliyiz. Hesaba çekilmeden önce kendi kendimizi hesaba çekmeliyiz. Bütün zamanların Mekke’lerinin içinden Medineler çıkar, Mekke’yi aşanlar Mekke’yi fethederler. Kendini fethedenler Mekke’yi fethederler.
Derdine derman arayan, ama gerçekten “arayan”, dermansız bırakılmaz bu yolda... “Ben kulumun zannı üzereyim!” buyuran Allah Teâlâ, elbette rahmetini esirgemez. O (cc), kendisine yöneleni çöplükte dolaştırmaz, çöplükte dolaşana ise kapılarını kapatmaz. O’nun uğrunda yapılan her fedakârlığın mükâfâtı kat kat ödenir.
Ahmet H. Yıldırım, zekat vermenin şartlarını ve zekatla ilgili merak edilen aşağıdaki soruları cevaplıyor.