Hakîkaten toplumlar, kütüphanelerin tozlu raflarında kalmış olan kara kaplı felsefe kitaplarının üzerine abanmış bilgiçlerin fikirleriyle selâmete kavuşamaz. İnsanlığı hakîkî saâdet ve selâmete çıkaracak olan; Kur’ân-ı Kerîm ve onun canlı bir şerhi mâhiyetindeki Sünnet kültürüyle yoğrulup ilâhî hikmet ve hakîkatlerle kemâle ermiş mü’minlerin tebliğ, îkaz ve irşadlarıdır.
Yüzakı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Muhammed Ali Eşmeli ile eğitim çağındaki bir çocuğa hangi bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini ve eğitim yoluyla İslami şahsiyet kazanmada 4+4+4 sisteminin ehemmiyetini konuştuk.
Bir mü’minin, hayatının her safhasında ilâhî aşkın engin firâset ve basîretine ihtiyacı vardır. Aksi hâlde kabuktan öze, şekilden hakîkate ve sûretten sîrete intikal edebilmesi çok zordur.
Toplumlar, yetiştirdiği insanlarla hayâtiyetlerine devam eder. Bu sebeptendir ki keyfiyetli insan tükendiği zaman, toplum da biter. Nitekim hâkim milletlerle mahkûm milletler arasındaki tek fark, bir avuç yetişmiş insandır.
2. Abdülhamîd Hân’ın kumandanlarından, küçük yaşlarda hâfız olmuş ve Anadolu terbiyesi ile yetişmiş kıymetli bir şahsiyet; Abdülezel Paşa(?-1898)
Akılla pek çok ilâhî hakîkat kâmil mânâda kavranamayacağı içindir ki İslâm, “gayba îmân”ı emreder. Bu gerçeğin en kuvvetli delillerinden biri, “rûhun mâhiyeti” hakkındaki târihî iddia ve münâkaşalardır.