İslâm’ın akılcılığı, hakîkat arayışında aklın kudretini sınırsız kabul ederek onu âdeta ilâhlaştıran rasyonalist felsefecilerin görüşünden tamamen farklıdır.
Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- buyurur: “Kendini beğenme! Yüzüne karşı seni övenlere îtibâr etme! Yaptığın iyilikleri insanların başına kakma, yaptığın işleri büyütme, verdiğin sözden dönme! Başa kakmak, iyiliği bitirir; mübalâğa, hakîkati söndürür; sözünde durmamak ise Hâlık’ın da halkın da nefretini celbeder.”
Nepal’i yıkan 7.8’lik depreme Türk ekipleri damga vurdu. Türk ekipleri şu ana kadar canlı çıkarılan beş depremzededen üçünü kurtardı. Nepal polisi enkazdan ses duyanları Türklere yönlendiriyor. Türkiye’den Nepal’e giden yardım kuruluşlarının faaliyetleri de sürüyor.
"Parada bir sır vardır" diyen Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, huzurlu bir hayat sürdürmede helal kazancın sırrını anlatıyor.
Dr. Murat Kaya, Peygamber Efendimiz -selallahu aleyhi vesellem-'e "Cennette Allah'ı görebilecek miyiz?"diye soran sahabe-i kirama Efendimiz'in cevabını anlatıyor.
İslâmʼın hedeflediği “kâmil bir insan” seviyesine nâil olabilmek için, dînî hayatı; madde ve mânâ bütünlüğü, zâhir ve bâtın derinliği, akıl ve kalp âhengi, şekil ve ruh beraberliği içinde kavrayıp yaşamak îcâb eder.
Türkiye'nin en çok ziyaret edilen dini mekanlarından biri olan Ebu Eyyub El Ensari Türbesi’nin 3 senedir devam eden restorasyon çalışmalarında sona gelindi.
Avustralyalı bir öğretim görevlisi İslam dünyası için önemli olacak bir iddiada bulundu.
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Huneynʼden sonra umre için geldiği Mekkeʼden ayrılmadan önce, şehri idâre etmek ve müslümanların hac işlerini düzenlemek üzere, Attâb bin Esîdʼi vâli tâyin etti.