İslam merhamet dinidir ve İslam ahkamının uygulandığı heryerde merhamet esintileri mevcuttur. Yarım asır hüküm süren Osmanlı'nın en bariz ve takdire şayan değeridir "merhamet". İslam medeniyetinin dokunduğu heryerde güller açmasının altında yatan en büyük sebeptir merhamet. Çünkü insanın insana ihtiyacı olduğu gibi insanlığında merhamete ihtiyacı vardır.
Allah’a ve âhiret gününe îmânın en mühim semeresi, merhamettir. Merhametten de infak, hizmet, cömertlik, affedicilik gibi güzel hasletler zuhûr eder.
"Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de sık sık, af ve merhamete dâir sıfatlarını bildirmiş, hattâ “merhamet edenlerin en merhametlisi”(el-A‘râf,151.) olduğunu ve merhametinin her şeyi ihâta ettiğini(el-A‘râf,156.) haber vermiştir." Mahlûkattaki bütün merhamet tezâhürleri de esâsen Cenâb-ı Hakk’ın bu nihâyetsiz rahmetinin bir tecellîsidir. Peygamber Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-: “–Nefsim kudret elinde bulunan Allâh’a yemin ederim ki, birbirinize merhamet etmediğiniz müddetçe cennete giremezsiniz.” buyurmuşlardır.