İslam insanı

Vakar ve Sükûnet

İslâm insanı baştan aşağı inşâ eder; şekillendirir. Yani insânî ilişkileri güzelleştiren erdemlerin şahsiyetinde tezahür etmesini ister. Oturup kalkmasıyla, yürümesi ve konuşmasıyla, duruşu ve güler yüzüyle inancından beslenen güzelliklerin fark edilmesini ister.

İnsana Uzatılan rahmet Eli

İyinin ve kötünün mücadelesi, güzel ve çirkin takdirleri, faydalı ve zararlı arasındaki salınımlardan hayat enerjisi ortaya çıkacak, insan da kendi nasibince bu yolda esmanın tecellilerine mazhar olacaktır.

Kuvvetli Mümin Kimdir?

İslam’la aramızda oluşan mesafe, dünyevi ilimler alanında zihinsel birikim zaafımız, İslam dünyasını “Güç planında” ciddi anlamda geri plana sürüklüyor.

İslam Medeniyetinde 'vakıf İnsanlar'

Her medeniyet, kendi insan tipini vücûda getirir. O insan tipi de, mensup olduğu medeniyetin sıfat ve karakterleriyle âhenk arz eder. İslâm medeniyetinin inşâ ettiği insan şahsiyetinin zirvesi ise; gönüllerini bütün mahlûkâtı şefkatle kucaklayan bir rahmet dergâhı hâline getirmiş olan “vakıf insan”lardır.

Hangi İnsan?

Mükerrem insan; en güzel sûret ve bedende yaratıldığı gibi, düşünme, aklını ve iradesini kullanma; îman, itaat ve takvâ çerçevesinde yaşama, sorumluluk duygusuyla yeryüzünde hak ve adaleti tesis etme, ahlak, vicdan ve merhamet duygularıyla yeryüzünü inşâ etme özelliklerine sahip bir canlıdır.

En Zor Kazanılan ve En Kolay Kaybedilen Şey

Şahsiyet dilimizin en zor kazanılan temel dinamiklerinden beşincisi, “güven duyulan bir kişilik kalitesi”ne erişmektir. Kaliteli bir dostluk, babalık, annelik, patronluk, yöneticilik ve liderlik, ancak güven temelleri üzerine bina edilebilir.