Osmanlı topraklarını ziyaret eden yabancıların gözlemlerine göre İmparatorluğun üç kıtaya hükmetmesinin arkasındaki güç neydi? Batılıların gözünden Osmanlıların sıra dışı 7 özelliği...
İnsanlık tarihi boyunca bu ilâhî hakîkatlere sırt dönenler, ölüm ve ötesiyle ilgili sayısız hurâfelere inanarak türlü sapıklıklara sürüklenmekten kurtulamamışlardır. Zira akıllar üstü bir mevzû olan ölüm ve ötesini, cılız idrak mîzanlarıyla ölçebilmek mümkün değildir.
İslâm; insanlığı; bölüşen, paylaşan ve birbirlerini seven mü’min kardeşler hâline getirmiştir. İslam “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.” düstûruyla kendisinden evvel başkasını düşünmeyi öğretmiştir.
İslâm, akla büyük bir değer verir. Öyle ki, onu mes’ûliyetin iki temel şartından biri sayar. Her vesîleyle, aklı lâyıkıyla kullanmayı telkin eder. Bununla birlikte onun hakîkatleri kavrayış kâbiliyetinin sınırsız olmadığını da beyân eder. Zira Cenâb-ı Hak, yarattığı hiçbir varlığa hudutsuz bir kudret lûtfetmemiştir.
İlk insanla başlasın tarih. O günden bugüne bildiklerimizi, bilmemiz gerekenleri karşılaştıralım. Hz. Âdem'i ve iki oğlunu önümüze koyalım.
İnsan tek başına yaşayamaz. İlk birliktelik babamız Adem ve anamız Havva ile başlamış, dişili erkekli üreme neticesinde birlikteliğin çerçevesi genişlemiş ve genişlemeye de devam etmektedir. Özellikle ticari ve kültürel anlamda sınırların kalktığı günümüz dünyasında gelişen bu birlikteliğin oluşturduğu bir takım yeni durumlar ve sorumluluklar söz konusudur. Bu da bize insanların ne kadar birbirine muhtaç olduğunu gösteriyor.