Cenâb-ı Hakk’a ne kadar şükretsek az ki, bizleri meccânen, yani hiçbir bedel ödemediğimiz hâlde, hiçlikten varlığa çıkarma lûtfunda bulundu. Sayısız varlıklar içinde, taş toprak, ot yaprak, yılan-çıyan, kurt-kuş olarak değil, mahlûkatın en şereflisi ve mükerremi olan “insan” kıldı.
Yûsuf Hemedânî Hz. "İnsan olmak kuşkusuz şu üç şeyle mümkündür" buyuruyor.
Kâmil bir imanın ilk meyvesi, Yaratan’dan ötürü yaratılanlara gösterilen şefkat ve merhamettir. Şefkat ve merhametin en güzel tezâhürü de mahlûkâta hizmettir.
Genç Dergi bu ay "Herkes Haddini Bilsin" kapağıyla çıktı.
Cemiyeti terbiye etme iddiasında nice insan vardır ki; kendilerini bu terbiyeden vareste tutarak, bu iddianın ilk şartını ihmal etmek gafletine düşmüşlerdir. Peki gaflete düşmeden terbiyenin ilk adımı nasıl atılır?
Vakitleri esenliğe dönüştürmenin elbet bir yolu olmalı.
Hakikinin en büyük düşmanı sahte olandır, zira dış benzerlik vardır. Aldanma ve aldatılmanın önemli sebebi benzerliktir. Altının sahtesiyle hakikisini ancak mahir bir sarraf ayırt edebilir. Bizleri yıkıp yok etmek için tezgahlanan sahtekarlıklara karşı fert fert herkesi basiret ve feraset sahibi kılmak, toplumu her fırsatta aldatılacak saf bir güruh olmaktan çıkarmak gerekir.
Maddeler halinde sıralayabileceğiniz Müslümanın kardeşlik anlayışı...