Kur’ân, kelâma bürünmüş bir cihân… İnsan ise, her ikisinin kavşağında bulunan bir irfan mihrâkı ve tecellî âbidesidir.
Parada, kazanılma keyfiyetine göre değişen bir çekim kânunu cârîdir. Para, yılan gibidir; geldiği delikten gider. Helâl kazanç, hayır ve fazîletlere vesîle olurken, haram kazanç da şer yollarda eriyip gider. Bu itibarla bir malın helâlliği, sarf edildiği yere bakılarak da görülebilir.
Ashâb-ı kirâmın, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e olan muhabbet tezâhürlerini, O’nun emir ve nehiylerine nasıl ittibâ ettiklerine ve O’nun nebevî ahlâkıyla nasıl ahlâklandıklarına bakarak müşâhede edebiliriz. Zîrâ seven, sevdiğini, sevgisi ölçüsünde taklîd edip O’na tâbî olur.
Kur’ân’a muhâtap kılınan mü’minlerin, onun ahlâkıyla ahlâklanması ve onun kelâmî güzelliklerine de yaklaşmaya gayret etmesi lâzımdır.
Diyanet İşleri Başkanlığı bu hafta 'Cuma Hutbesi'nde "imanı hayat kılabilmeyi" vurguladı. İmanımız, hayatımızı, bugünümüzü ve yarınlarımızı diri tutmalı; günlük hayatımızın her alanını kuşatmalıdır. İşte 27 Kasım 2015 Cuma Hutbesi.
Cenâb-ı Hak ehl-i kitap hakkında şöyle buyurur: “Ey îmân edenler, Allah’tan korkun. O’nun Peygamberi’ne de îmân edin ki, size rahmetinden iki kat nasip versin, size, aydınlığında yürüyeceğiniz bir nur lûtfetsin ve sizi affetsin. Allah Teâlâ çok mağfiret edici ve çok merhametlidir.” (el-Hadîd, 28)
Kelime-i Tevhîd veya diğer bir tâbirle Kelime-i Şehâdet, bir kişinin, Allah’tan başka hiçbir ilâh olmadığını ve Hazret-i Muhammed -sallâllahu aleyhi ve sellem-’in O’nun kulu ve Rasûlü olduğunu kabul ve îlan ettiği söze verilen isimdir. Şöyle telâffuz edilir: أَشْهَدُ أَنْ لَآ إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ “Şâhitlik ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur ve yine şâhitlik ederim ki Muhammed -sallâllahu aleyhi ve sellem- O’nun kulu ve Rasûlü’dür.”
İman Ne Demektir?