Âdem ile Havva Aleyhisselâm’ın Cennet’ten çıkarılmasına sebep olan hatanın niteliği neydi?
Evlat yetiştirmek, nesillere sahip çıkmak; bir mü’minin en mühim vazifeleri arasındadır.
Anne ve baba, Peygamberlerin dilini kullanırsa Allah’ın yardımını görür. Hoca da öyledir, muallim de. Yolumuz onların yolu olduğuna göre metodumuz da onların metodu olmalıdır.
Zamanla insanlar tarafından bozulan ilâhî vahyin muhtevâsını, yeni bir peygamber gönderip ictimâî gelişmeye uygun birtakım hükümlerin ilâvesiyle tekrar teblîğ etmek, Cenâb-ı Hakk’ın âdetidir. Bu keyfiyet, Âdem (as)’dan son peygamber Hz.Muhammed Mustafâ (sav)’e kadar hep bu minvâl üzere devâm etmiştir.
İlk insanla başlasın tarih. O günden bugüne bildiklerimizi, bilmemiz gerekenleri karşılaştıralım. Hz. Âdem'i ve iki oğlunu önümüze koyalım.
“Marifetullah” bir tasavvuf terimi olarak biliniyor. “Allah bilgisi – Allah’ı bilmek” olarak mânâ verilebilir. Tasavvufta bu, “ledün ilmi, bâtın ilmi, esrar ilmi, hal ilmi, makam ilmi, fenâ-bekā ilmi, mükâşefe ve müşâhede ilmi” gibi ifadelerle birlikte düşünülerek belirli bir seyrü sülukla ulaşılabilecek “özel bir bilgi” mahiyetinde anlaşılmıştır.
Cenâb-ı Hak, insan neslinin atası olan Âdem -aleyhisselâm-’ı mahlûkâtın en mükerremi kılarak cennette yaratmıştır.
Allâh Teâlâ, Hazret-i Âdem ve Havvâ -aleyhimesselâm-’ı yarattıktan sonra onların her türlü nîmetlerle dolu cennette yaşamalarına, yasak ağaç dışında cennetin nîmetlerinden istedikleri şekilde istifâde etmelerine müsâade etti.
Yeryüzündeki ilk kadın, ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem’in (a.s.) eşi ve insanlık aleminin anası: : Hz. Havva (a.s.) nasıl yaratıldı?
Cenâb-ı Hak insanın zâhirini bir avuç topraktan yarattıktan sonra ona mahlûkât arasında en yüce mertebeyi lutfederek kendinden bir sır nefhetmiştir.