Osmanlı Devleti’nin vârisleri olan bizler, torunları olmaktan iftihar ettiğimiz ceddimizin, uğruna her şeyini fedâ ettiği “i‘lâ-yı kelimetullâh” dâvâsının neresindeyiz?
Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatı, i’lâ-yı kelimetullah dâvâsına adanmış bir hayattır. O, Allah’ın dinini anlatmak, yaymak, onu yüceltmek için çalışmış, bu gâye uğruna kendisine yapılan bütün işkencelere ve hakaretlere göğüs germiş bir mücâhiddir. Mahkemelerde söylediği şu sözler, gerçek Hak erlerinin adanmış ruhlarını göstermesi bakımından önemlidir...