iddia

İman, İspat İster!

Bu rivâyet de gösteriyor ki, her iddiâ, ispata muhtaçtır; ispat ise delil ve şâhitlere... İnsanın Allâh’ın huzurundaki en büyük iddiâsı, O’na îmân ettiğini söylemesidir. Bu iddiânın ispatı, hayat boyunca sergilenecek olan sâlih ameller ve istikâmet üzere bir yaşayıştır.

Mâneviyat Yolundaki Med-cezirlerin Cilveleri

İnsan, ancak nefs engelini aştıktan sonra, iptilâ ve meşakkatlere lâyıkıyla sabır gösterebilecek ve onları gönderene karşı râzı olabilecek bir dirâyete erişir. Bunlar, mâneviyat yolundaki med-cezirlerin cilveleridir.

Gerçek Hizmetkârın Terk Ettiği İki Şey

Ha­kî­ka­ten “ben­lik” ve “id­diâ”, hiz­met yo­lu­nun kan­se­ri­dir. Bu has­ta­lı­ğın te­dâ­vi­si son de­re­ce zor­dur. Tek­ke­ler­de umû­mi­yet­le üze­rin­de “Hîç” ya­zan bir lev­ha bu­lu­nur ki bu, in­sa­na, enâ­ni­yet­ten vaz­ge­çip ilâhî kudret karşısındaki ac­zi­ye­ti­ni id­râk et­me­yi telkîn eder.