Bir Müslüman, İslamiyet'i söz ile temsil ettiği gibi hâl dili ile de temsil etmeli. Müslümanlığı hâl ile yaşamalı. Şüphesiz ki bunun önemli alâmetlerinden birisi de helâl kazanç. İşte Ebû Hanife Hazretleri'nin hikâyesi, Müslüman'ın, hayatında helâl kazanca ne kadar önem vermesi gerektiğini anlatan bir ibret tablosu...
Boş hülyâlar ve gelgeç sevdâlar uğruna nice insan, rahatından, malından, sağlığından, hattâ canından olmayı göze almakta iken; günümüzün Ebû Cehilleri bâtıl dâvâlarını sürdürmek için canhıraş bir gayret ve fedakârlık gösterirken; hak ve hakîkat bir dâvânın mensupları olan bizler, gayret-i dîniyyemizin seviyesini nasıl kâfî görebiliriz? Bu husustaki vicdan muhâsebesinden nasıl yüz aklığıyla çıkabiliriz?