Osmanlı’yı asırlarca ayakta tutan sır neydi; kılıç mıydı, yoksa gönüllerde yanan iman ateşi mi?
Osmanlı Devleti’ni son dönemde yeniden ayağa kaldıran Sultan Abdülaziz’in ufku ve büyük planı...
Sultan Abdülaziz öldü mü, öldürüldü mü? Sultan Abdülaziz’in hal’i ve şehit edilişi nasıl gerçekleşti? İşte Sultan Abdülaziz cinayeti...
Sultan Abdülhamît, bütün milletin âdetâ müstehak olduğu musîbetleri bertaraf için bir beşer tâkatinden umulmayacak derecede gayret gösterdiği hâlde, netice fâsıkların galebesi ile tahakkuk etmişse, bunu kader perspektifinden bakmadıkça anlamak mümkün değildir.
İçindeki her çeşit putu kırarak gönlü yalnızca Hakk’a has kılmak, zarûrîdir. Bunu başarabilenler, Hakk’ın Halîli, yani “dostu” olurlar. Nitekim Hz. İbrahim (a.s) bu hususta müstesnâ bir numûnedir:
İnsanlığın ekseriyetle kuvvete râm olup nefs sultasında yaşadığı günümüzde, Osman Gâzî ve nesli gibi diğergâm, gönül eri ve kendisini Hakk’a adayan âbide insanlara ne kadar muhtâcız.
Târih ilmini sadece kuru bir vak’alar mecmûası sanmak ve öyle telâkkî etmek, büyük bir hatâdır. Gerçek târih ilmi, çeşitli hâdiseler, sürprizler ve mâcerâlar ile dolu toplumların hayatiyetlerinde hak veya bâtılın doğru veya yanlışın asıl zemînini gösteren mübârek bir ilimdir.