İnsanı meydana getiren 46 kromozomlu ilk hücrede, bütün vücut sistemini meydana getirecek bilgi depoludur. Tıpkı minik bir tohumda dev bir çınar ağacının saklı olması gibi… Hücreler çoğalırken sakladıkları bu öz bilgiyi diğer hücreye aktarırlar. Yani oluşan her hücrede bir insan inşâ edecek potansiyel bilgi mevcuttur.
Anne rahmine doğru dut küresine benzer şekilde ilerleyen bir et parçasından, haftalar içinde sanat harikası bir insan inşâ edilir. Bu inşaatta çalışanlar; vazifelerine son derece sâdık, son derece çalışkan, son derece kabiliyetli varlıklardır. Hepsi de ilk defa böyle bir işte yer almalarına rağmen kendilerine öğretilen bilgiyle muhteşem işler başarırlar. Câlib-i dikkat olan, bu işleri becerenlerin; aklı şuuru olmayan cansız atomlardan müteşekkil olmalarıdır.
Karanlık bir ortamda ve ortada daha hiçbir doku ve organ taslağı yokken bütün sistem birbiriyle bu koordineli çalışmayı nasıl yürütmektedir? Hücreler birbirleriyle nasıl haberleşmektedir? Her organdan kaç adet olması gerektiğine nasıl karar verilmektedir?
İnsanın tohumu olan zigot, rahme tutunurken, yumurtalıktan yumurtayı bırakan hücreler, onun sağlıklı bir şekilde rahme yerleşmesini sağlayan bir hormonu salgılar. Ayrıca beyne bir sinyal gönderilerek yumurtalıktan yeni yumurta çıkışı durdurulur. Zira ilkah olduğunda ve hâmilelik oluştuğunda, artık yeni yumurta çıkışına ihtiyaç yoktur.
İnsanın var oluşu için yıllar öncesinden hazırlık yapılmakta, büyük anne ve büyük babalarımız, kendi annelerinin karnında daha 6 haftalıkken anne-babalarımızı oluşturacak hücrelere sahip olmaktadır. Böylece bizimle ilgili karar da alınmış olmaktadır.
Şebnem Dergisi Yazarı Dr. Betül Nefise İnal, İnsanın biyolojik olarak dünyaya geliş hikayesini yazdı. Bu mucizeye şahit olmak için okuyun!
Doğan her bebekte yeni bir yüz seyretmekteyiz. Yüce bir kudreti, azameti ve sınırsız bir ilmi temâşâ etmekteyiz… Bu yazıda Dr. Betül Nefise İnal "Cinsiyetlerin Korunma Mucizesi"ni anlatıyor.
Dünyada ilk kez felçli bir hastanın burun boşluğundan alınan kök hücrelerin omuriliğine nakledilmesinin ardından yeniden yürümeye başladı.